manzara
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Osmanlı Türkçesi منظره, o da Arapça tanıksız veya yeniden kurulmuş mafˁala(t) vezninde ism-i zaman ve mekân olan مَنْظَرة (menẓara) sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça مَنْظَر (manẓar, “bakanak, seyir yeri”) sözcüğü ile eş kökenlidir. Arapça sözcük Arapça نَظَرَ (naẓara, “baktı”) fiilinden türetilmiştir.
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]manzara (belirtme hâli manzarayı, çoğulu manzaralar)

- Bakış, görüş alanına giren, dikkati çeken her yer; görüntü, dekor.
- "Karışık rüyalarda görülen manzaralar gibi dumanlı bir sahne." - Aka Gündüz
- görünüş.
- "Boğaz'ın ucundan Karadeniz'e bir kapı gibi açılan manzara..." - Hüseyin Rahmi Gürpınar
- (resim) Konusu bir doğa veya şehir parçası olan resim, gravür veya desen, tablo.
- (resim) tablo.
- (mecaz) durum.
- "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmişti." - Orhan Seyfi Orhon