İçeriğe atla

karalamak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

karalamak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi karalar)

Duvarı karalamışlar (1)
4. ve 7. maddeler karalanmış (2)
Çocuk, bir şeyler karalıyor. (3)
Kâğıda, bir şeyler karalamışlar. (4)
  1. Boya veya kalemle birtakım şekiller çizerek bir yeri kirletmek.
    • Duvarı karalamışlar.
  2. Bir yazının üzerini çizerek onu geçersiz kılmak.
    • 'Son iki satırı karalamalı.
  3. Taslak olarak yazmak veya çizmek.
    • Defteri elime alıp şu iki sayfalık yazıyı karaladıktan sonra kapının yavaşça gıcırdadığını işittim. - Halit Ziya Uşaklıgil
  4. Hızlı ve acele olarak yazmak.
    • Birdenbire ayağa kalktı ve ayakta bir reçete karaladı. - Sait Faik Abasıyanık
  5. (mecaz)Leke sürmek, kötülük yüklemek, iftira etmek; karamak.

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]