ilkel
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Ön ad
[düzenle]ilkel (karşılaştırma daha ilkel, üstünlük en ilkel)
- İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan; ilkelce, iptidai, primitif
- Tiyatro yönetimi ve sahne düzeni her bakımdan ilkel, çağın koşullarına uygun olarak bozuktu. - M. And
- (sanat) Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan; primitif.
- Basit, karmaşık olmayan.
- "Gayet ilkel bir dokuma tezgâhında harıl harıl çalışan iki işçi gördüm." - Fikret Otyam
- (mecaz) Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz
- (felsefe) Zaman bakımından en eski olan; iptidai, primitif.
Ad
[düzenle]ilkel (belirtme hâli ilkeli, çoğulu ilkeller)
- (resim) Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad.
Deyimler
[düzenle]Sözcük birliktelikleri
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "ilkel" maddesi