as

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Disambig.svg Ayrıca bakınız: As,

Türkçe[düzenle]

[2] Kakım

Köken[düzenle]

Fransızca as

[düzenle]

as (belirtme hâli ası, çoğulu aslar)

  1. (iskambil) iskambilde bir tür kağıt
  2. (sansargiller) gelincik denilen hayvan, kakım
  3. bir işte başta gelen (kimse veya şey)
    As oyuncu

Çekimleme[düzenle]

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

as (karşılaştırma daha as, üstünlük en as)

  1. bir işte başta gelen
    As oyuncu.

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "as"

Afrikanca[düzenle]

[düzenle]

as

  1. kül

Çağatayca[düzenle]

[düzenle]

  1. kara, malihulya
  2. sibirye tarafında bir vilayet ismi dir, deyirmen mânâsına dahi gelir, âs lafzı emr dir, as demek dir

Eski Türkçe[düzenle]

Nuvola apps kate.png
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

[düzenle]

  1. cariyelere verilen bir ad
  2. kakım
  3. hermelin

Hollandaca[düzenle]

[düzenle]

as

  1. kül

İngilizce[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

Bağlaç[düzenle]

as

  1. -ce, -de
    As he came in the room, she run away immediately.
    Odaya girdiğinde [o] hemen oradan koşarak kaçtı.
  2. daha, kadar
    Boğaç Han was twice as strong as a bull and killed him by holding it back with his fist.
    Boğaç Han, boğadan iki misli daha kuvvetliydi ve onu yumruğu ile durdurarak öldürdü.
  3. iken, -ken
    She slept on his laps as the snow falls outside the room.
    Odanın dışında kar yağarken [onun] dizleri üzerinde uyudu.

Belirteç[düzenle]

as

  1. kadar
    Chelsea is not as tall as Brittany.
    Chelsea, Brittany kadar boylu değil.
  2. üzere
    The terrorists released them as agreed.
    Teröristler onları anlaşıldığı üzere [serbest] bıraktılar.
  3. olarak
    He was never seen as a boss, but as a friend.
    O hiçbir zaman bir şef olarak değil, fakat bir dost olarak görülürdü.

İlgeç[düzenle]

as

  1. kadar
    Chelsea is not as tall as Brittany.
    Chelsea, Brittany kadar boylu değil.
  2. olarak
    What is the opinion of her on this problem as a mother?
    Onun bir anne olarak bu konudaki fikri nedir?

İsveççe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

  • Heceleme: as, as·et, çoğulu as, as·en

[düzenle]

as

  1. leş

Çekimleme[düzenle]

Manksça[düzenle]

Bağlaç[düzenle]

as

  1. ve

Kaynakça[düzenle]

  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.


Zazaca[düzenle]

Eylem[düzenle]

as

  1. gör