artık
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Ad
[düzenle]artık (belirtme hâli artığı, çoğulu artıklar)
- bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü
- 2014: Ayfer Tunç, 2014 Dünya Ağrısı, sayfa 76 , Can Sanat Yayınları
- "Saffet'in beş çocuğu vardı, evinde ancak pazar artıklarıyla tencere kaynıyordu ama anasınınc kefen parası diye kenara koyduğu üç beş kuruşu elinden almış."
- 2014: Ayfer Tunç, 2014 Dünya Ağrısı, sayfa 76 , Can Sanat Yayınları
- (müzik) büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli
Deyimler
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Belirteç
[düzenle]artık
- bundan böyle, bundan sonra
- Artık onlar en lüks gazino ve barlara gidiyorlar, gecelerini oralarda geçiriyorlardı. - T. Buğra
Çeviriler
[düzenle]Ön ad
[düzenle]artık (karşılaştırma daha artık, üstünlük en artık)
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "artık" maddesi