yolsuz

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Ön ad[düzenle]

  1. yolu olmayan
    Bu dik, sarp ve yolsuz dağları arabalar, katırlar ve otomobillerle aşacaksınız. - F. R. Atay
  2. yavaş giden
    Bu gemi yolsuzdur.
  3. kurallara aykırı, uygunsuz, yöntemsiz, düzensiz, yersiz, usulsüz, nizamsız
    Kaymakamın yolsuz icraatı, hususi hayatı hep burada konuşulur, kasabanın olup biten işleri hep burada öğrenilirdi. - R. H. Karay
  4. törelere, toplumun görüşüne aykırı davranan
  5. parasız, züğürt

Kaynakça[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Eski Türkçe[düzenle]

[düzenle]

  1. yolunu azıtan kimse