İçeriğe atla

yakışmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: ya‧kış‧mak

Eylem

[düzenle]

yakışmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi yakışır)

  1. Güzel durmak, iyi gitmek, yaraşmak, uygun gelmek.
    • Önden yandan nasıl durduğunu, yakışıp yakışmadığını gözden geçirecek. - M. Ş. Esendal
  2. Uygun olmak, iyi karşılanmak, münasip olmak.
    • Kendine gelene kadar misafirimiz olacak. Bize yakışan budur.
      — Batuhan AŞIKTOPRAK, 2019, Kurdun Postu, s. 15, Varlık Yayınları

Çekimleme

[düzenle]
yakışmak eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit yakıştım yakıştın yakıştı yakıştık yakıştınız yakıştılar
hikâye yakıştıydım yakıştıydın yakıştıydı yakıştıydık yakıştıydınız yakıştıydılar
rivayet
şart yakıştıysam yakıştıysan yakıştıysa yakıştıysak yakıştıysanız yakıştıysalar
yakıştılarsa
belirsiz geçmiş basit yakışmışım yakışmışsın yakışmış yakışmışız yakışmışsınız yakışmışlar
hikâye yakışmıştım yakışmıştın yakışmıştı yakışmıştık yakışmıştınız yakışmıştılar
rivayet yakışmışmışım yakışmışmışsın yakışmışmış yakışmışmışız yakışmışmışsınız yakışmışmışlar
şart yakışmışsam yakışmışsan yakışmışsa yakışmışsak yakışmışsanız yakışmışsalar
yakışmışlarsa
geniş basit yakışırım yakışırsın yakışır yakışırız yakışırsınız yakışırlar
hikâye yakışırdım yakışırdın yakışırdı yakışırdık yakışırdınız yakışırdılar
rivayet yakışırmışım yakışırmışsın yakışırmış yakışırmışız yakışırmışsınız yakışırmışlar
şart yakışırsam yakışırsan yakışırsa yakışırsak yakışırsanız yakışırsalar
yakışırlarsa
şimdiki basit yakışıyorum yakışıyorsun yakışıyor yakışıyoruz yakışıyorsunuz yakışıyorlar
hikâye yakışıyordum yakışıyordun yakışıyordu yakışıyorduk yakışıyordunuz yakışıyordular
rivayet yakışıyormuşum yakışıyormuşsun yakışıyormuş yakışıyormuşuz yakışıyormuşsunuz yakışıyormuşlar
şart yakışıyorsam yakışıyorsan yakışıyorsa yakışıyorsak yakışıyorsanız yakışıyorsalar
yakışıyorlarsa
gelecek basit yakışacağım yakışacaksın yakışacak yakışacağız yakışacaksınız yakışacaklar
hikâye yakışacaktım yakışacaktın yakışacaktı yakışacaktık yakışacaktınız yakışacaktılar
rivayet yakışacakmışım yakışacakmışsın yakışacakmış yakışacakmışız yakışacakmışsınız yakışacakmışlar
şart yakışacaksam yakışacaksan yakışacaksa yakışacaksak yakışacaksanız yakışacaksalar
yakışacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit yakışayım yakışasın yakışa yakışalım yakışasınız yakışalar
hikâye yakışaydım yakışaydın yakışaydı yakışaydık yakışaydınız yakışaydılar
rivayet yakışaymışım yakışaymışsın yakışaymış yakışaymışız yakışaymışsınız yakışaymışlar
şart
şart basit yakışsam yakışsan yakışsa yakışsak yakışsanız yakışsalar
hikâye yakışsaydım yakışsaydın yakışsaydı yakışsaydık yakışsaydınız yakışsaydılar
rivayet yakışsaymışım yakışsaymışsın yakışsaymış yakışsaymışız yakışsaymışsınız yakışsaymışlar
şart
gereklilik basit yakışmalıyım yakışmalısın yakışmalı yakışmalıyız yakışmalısınız yakışmalılar
hikâye yakışmalıydım yakışmalıydın yakışmalıydı yakışmalıydık yakışmalıydınız yakışmalıydılar
rivayet yakışmalıymışım yakışmalıymışsın yakışmalıymış yakışmalıymışız yakışmalıymışsınız yakışmalıymışlar
şart yakışmalıysam yakışmalıysan yakışmalıysa yakışmalıysak yakışmalıysanız yakışmalıysalar
yakışmalılarsa
emir basit yakış yakışsın yakışın
yakışınız
yakışsınlar
hikâye
rivayet
şart
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit yakışmadım yakışmadın yakışmadı yakışmadık yakışmadınız yakışmadılar
hikâye yakışmadıydım yakışmadıydın yakışmadıydı yakışmadıydık yakışmadıydınız yakışmadıydılar
rivayet
şart yakışmadıysam yakışmadıysan yakışmadıysa yakışmadıysak yakışmadıysanız yakışmadıysalar
yakışmadılarsa
belirsiz geçmiş basit yakışmamışım yakışmamışsın yakışmamış yakışmamışız yakışmamışsınız yakışmamışlar
hikâye yakışmamıştım yakışmamıştın yakışmamıştı yakışmamıştık yakışmamıştınız yakışmamıştılar
rivayet yakışmamışmışım yakışmamışmışsın yakışmamışmış yakışmamışmışız yakışmamışmışsınız yakışmamışmışlar
şart yakışmamışsam yakışmamışsan yakışmamışsa yakışmamışsak yakışmamışsanız yakışmamışsalar
yakışmamışlarsa
geniş basit yakışmam yakışmazsın yakışmaz yakışmayız yakışmazsınız yakışmazlar
hikâye yakışmazdım yakışmazdın yakışmazdı yakışmazdık yakışmazdınız yakışmazdılar
rivayet yakışmazmışım yakışmazmışsın yakışmazmış yakışmazmışız yakışmazmışsınız yakışmazmışlar
şart yakışmazsam yakışmazsan yakışmazsa yakışmazsak yakışmazsanız yakışmazsalar
yakışmazlarsa
şimdiki basit yakışmıyorum yakışmıyorsun yakışmıyor yakışmıyoruz yakışmıyorsunuz yakışmıyorlar
hikâye yakışmıyordum yakışmıyordun yakışmıyordu yakışmıyorduk yakışmıyordunuz yakışmıyordular
rivayet yakışmıyormuşum yakışmıyormuşsun yakışmıyormuş yakışmıyormuşuz yakışmıyormuşsunuz yakışmıyormuşlar
şart yakışmıyorsam yakışmıyorsan yakışmıyorsa yakışmıyorsak yakışmıyorsanız yakışmıyorsalar
yakışmıyorlarsa
gelecek basit yakışmayacağım yakışmayacaksın yakışmayacak yakışmayacağız yakışmayacaksınız yakışmayacaklar
hikâye yakışmayacaktım yakışmayacaktın yakışmayacaktı yakışmayacaktık yakışmayacaktınız yakışmayacaktılar
rivayet yakışmayacakmışım yakışmayacakmışsın yakışmayacakmış yakışmayacakmışız yakışmayacakmışsınız yakışmayacakmışlar
şart yakışmayacaksam yakışmayacaksan yakışmayacaksa yakışmayacaksak yakışmayacaksanız yakışmayacaksalar
yakışmayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit yakışmayayım yakışmayasın yakışmaya yakışmayalım yakışmayasınız yakışmayalar
hikâye yakışmayaydım yakışmayaydın yakışmayaydı yakışmayaydık yakışmayaydınız yakışmayaydılar
rivayet yakışmayaymışım yakışmayaymışsın yakışmayaymış yakışmayaymışız yakışmayaymışsınız yakışmayaymışlar
şart
şart basit yakışmasam yakışmasan yakışmasa yakışmasak yakışmasanız yakışmasalar
hikâye yakışmasaydım yakışmasaydın yakışmasaydı yakışmasaydık yakışmasaydınız yakışmasaydılar
rivayet yakışmasaymışım yakışmasaymışsın yakışmasaymış yakışmasaymışız yakışmasaymışsınız yakışmasaymışlar
şart
gereklilik basit yakışmamalıyım yakışmamalısın yakışmamalı yakışmamalıyız yakışmamalısınız yakışmamalılar
hikâye yakışmamalıydım yakışmamalıydın yakışmamalıydı yakışmamalıydık yakışmamalıydınız yakışmamalıydılar
rivayet yakışmamalıymışım yakışmamalıymışsın yakışmamalıymış yakışmamalıymışız yakışmamalıymışsınız yakışmamalıymışlar
şart yakışmamalıysam yakışmamalıysan yakışmamalıysa yakışmamalıysak yakışmamalıysanız yakışmamalıysalar
yakışmamalılarsa
emir basit yakışma yakışmasın yakışmayın
yakışmayınız
yakışmasınlar
hikâye
rivayet
şart

Çeviriler

[düzenle]

çeviriler

Kaynakça

[düzenle]

Eski Türkçe

[düzenle]
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem

[düzenle]
  1. yaklaşmak
  2. dokunmak
  3. yakına gelmek
  4. yakı yakmakta yardım etmek