sönük

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Ön ad[düzenle]

sönük

  1. sönmüş olan
    Karşımdaki duvara takılmış iki ampulden biri sönüktü ve bir gözü kırpılmış bir insan gibi bana bakıyordu. - K. Bilbaşar
  2. parlaklığı, hızı az veya azalmış olan, etkisiz, zayıf
  3. göze çarpmayan, dikkat çekmeyen, silik
    Bu şehirde satışı bini geçmez, yerli lisanlarda sönük cerideler çıkar. - Y. K. Beyatlı

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]