paralel
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: pa‧ra‧lel
Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]paralel (belirtme hâli paraleli, çoğulu paraleller)

- (matematik) Aynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen; koşut, muvazi, mütevazi
- "Bu, Çal Dağı'nın koyu mor sırtlarına paralel uzun ve yüce bir dağ." - Halide Edip Adıvar
- (mecaz) Aynı zaman içinde gelişen veya aynı özellikleri gösteren (olay, düşünce vb.).
- (spor) paralel bar
- "Mesela mekteplerden barfiksleri, paralelleri, halterleri attıktan sonra oraya güreşi sokarız." - Ömer Seyfettin
Ad
[düzenle]paralel (belirtme hâli paraleli, çoğulu paraleller)
- (gök bilimi, coğrafya) Başlangıç meridyenine birer derecelik açılarla çizilen, Ekvator’a paralel ve aralarında 111 km’lik mesafe bulunan farazi çemberlerden her biri.
Türetilmiş Kavramlar
[düzenle]paralel akım, paralel bar, paralel kaidesi, paralelkenar, paralel yüz, asimetrik paralel, barparalel