İçeriğe atla

paralel

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: pa‧ra‧lel

Köken

[düzenle]

Fransızca parallèle (fr)

paralel (belirtme hâli paraleli, çoğulu paraleller)

Uçak, yere paralel ilerliyor. (1)
  1. (matematik) Aynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen; koşut, muvazi, mütevazi
    • "Bu, Çal Dağı'nın koyu mor sırtlarına paralel uzun ve yüce bir dağ." - Halide Edip Adıvar
  2. (mecaz) Aynı zaman içinde gelişen veya aynı özellikleri gösteren (olay, düşünce vb.).
  3. (spor) paralel bar
    • "Mesela mekteplerden barfiksleri, paralelleri, halterleri attıktan sonra oraya güreşi sokarız." - Ömer Seyfettin

paralel (belirtme hâli paraleli, çoğulu paraleller)

  1. (gök bilimi, coğrafya) Başlangıç meridyenine birer derecelik açılarla çizilen, Ekvator’a paralel ve aralarında 111 km’lik mesafe bulunan farazi çemberlerden her biri.

Türetilmiş Kavramlar

[düzenle]

paralel akım, paralel bar, paralel kaidesi, paralelkenar, paralel yüz, asimetrik paralel, barparalel

Çeviriler

[düzenle]
ad

Çeviriler

[düzenle]
ön ad

Kaynakça

[düzenle]