kırlangıç
Görünüm
| Ayrıca bakınız: Kırlangıç |
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]
kırlangıç (belirtme hâli kırlangıcı, çoğulu kırlangıçlar)
- (kırlangıçgiller) Kırlangıçgillerden, geniş gagalı, çatal kuyruklu, ince uzun kanatlı, küçük göçebe kuş; (Hirundo).
- O özgürlük için mütemadiyen kanat çırpan, tenezzül edip yere bakmayan, bir buğday tanesiyle günlerce uçabilen bir kırlangıç.— 2009, Cem KALENDER, Klan, Kavis Kitap, s. 10
- kırlangıç bayrak kelimesinin eş anlamlısı.
- (tarih, askeriye, deniz taşıtları) Osmanlı donanmasında yer alan, karakol ve keşif işlerinde kullanılan, çektiri cinsinden yelkenli ve kürekli küçük bir tür savaş gemisi
- Dinlemesine dinliyorum ama bak limana bir kırlangıç giriyor. - F. F. Tülbentçi
- (halk ağzı) Öküz arabasında arka dingil ve tekerlekleri özeğe bağlayan çatal ağaç.
- (halk ağzı) Köyleri dolaşarak göz hastalıklarını ve özellikle akbasmayı iyi ettiğini öne süren sahte hekim.
- (halk ağzı) kırlangıç balığı kelimesinin eş anlamlısı.
- Napoli'de; içinde kırlangıç, iskorpit, zargana ve mercanların yüzdüğü kırmızı bakır çemberli meşeden mamul lengerlere; yer yer güneşli ellerini sokan, mavi ketenden pantolonlarını dizkapaklarına sıvamış, buğulu yemiş gözlü küçük satıcıları görmüştüm.— 1934, Sait Faik ABASIYANIK, “Louvre'den Çaldığım Heykel”, Varlık, 28. sayı
Çekimleme
[düzenle]Atasözleri
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]bataklık kırlangıcı, dağ kırlangıcı, deniz kırlangıcı, kır kırlangıcı, kırlangıç balığı, kırlangıç bayrak, kırlangıç dönümü, kırlangıç fırtınası, kırlangıçkuyruğu, kırlangıç otu