İçeriğe atla

in

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: In, Inn

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe in (in)

in (belirtme hâli ini, çoğulu inler)

  1. (yerler, yapılar) Yaban hayvanlarının kendilerine yuva edindikleri kovuk.
  2. (yüzey bilimi) mağara

Köken 2

[düzenle]

Arapça

in (belirtme hâli ini, çoğulu inler)

  1. (insan) İnsan.

Eylem

[düzenle]

in

  1. inmek (eylem) sözcüğünün dilek-emir kipi basit ikinci tekil şahıs olumlu çekimi

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Almanca

[düzenle]

Söylenişi

[düzenle]

Edat

[düzenle]

in

  1. [+ yönelme çekimi] -da/-de, içinde, 3 boyutlu hacimler için bulunma belirtir
     in der Schachtel — kutuda
     in der Schule — okulda
     im Fernseher — televizyonda
  2. [+ yönelme çekimi] -da/-de, ülke, şehir ve benzeri coğrafi bölgelerde bulunma belirtir
     in der Türkei — Türkiye'de
     in Deutschland — Almanya'da
     in Heidelberg — Heidelberg'de
     in einer Stadt — bir şehirde
     im Ausland — yurtdışında
  3. [+ belirtme çekimi] -a/-e, içine, yukarıda sayılan durumlar için yönelme belirtir
  4. [+ yönelme çekimi] sonra, -a/-e, içinde, olayın ne kadar zamanlık bir aralıktan sonra gerçekleştiğini gösterir
     in 3 Stunden — 3 saate/3 saat sonra
     in einer Woche — bir haftaya
  5. Diller için bulunma ve yönelme belirtir.
     aus Türkischen ins Deutsche übersetzen — Türkçeden Almancaya çevirmek
  6. Bazı fiillerin nesnesini işaretler
     Ich habe mich in ihn verliebt. Ona aşık oldum.

Açıklamalar

[düzenle]
  • Bir Wechselpräposition olarak in edatı, hem yönelme hem de belirtme hâliyle kullanılabilir. Yönelme hâliyle kullanıldığında bulunma (Ich bin in der Schule - Okuldayım), belirtme hâliyle kullanıldığında yönelme (Ich gehe in die Schule - Okula gidiyorum) belirtir.
  • 3 boyutlu bölgelerde, veya başka içinde bulunulan bölgelerde in kullanmak zorunludur. Binalarda in edatını kullanmak fiziksel ve somut bir şekilde bulunma bildirir (Ich bin jetzt in der Schule - Şu anda okuldayım). Buna mukabil binayla alakalı olan kurumlar, veya başka soyut manalar söz konusu ise an kullanılabilir (Ich studiere an der KIT - KIT'de okuyorum.).
  • Yönelme belirtirken zu yerine in kullanmak, çok daha somut olarak hedef binanın içine olunacağını belirtir. Buna mukabil genel olarak yönelmek için zu kullanılır. Özellikle günlük konuşmada zu oldukça yaygındır.
  • Postane, banka, belediye binası gibi devlet kurumları için bazen formal konuşmada auf edatı kullanılsa da günümüzde bu kullanımmdan düşmektedir.
  • Cinsiyeti nötr olan ülke, şehir ve bölge isimleri -ki Almancada bu tür bölgelerin cinsiyeti genelde nötrdür- artikel olmadan in ile kullanılır. Bu tarz bölgelere yönelme için nach edatını kullanmak mecburidir. Buna mukabil; eril, dişil ve çoğul ülke, bölge ve şehirler için artikel kullanmak mecburidir, ve yönelme için de bulunma için de in kullanılır. Bu tarz bölgelere yönelmek için zu kullanılamaz.

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

Çağatayca

[düzenle]
  1. hayvanların, kuvuk, küçük gar ve kuş ve tuyurın mekyan-u yuvası

Felemenkçe

[düzenle]

Belirteç

[düzenle]

in

  1. içinde

Gagavuzca

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: in

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe in (in)

in

  1. in

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

İngilizce

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Orta İngilizce in, o da Eski İngilizce in, o da Proto-Cermence *in, o da Ana Hint-Avrupa dili *en kelimelerinden gelmektedir.

Edat

[düzenle]

in

  1. (bir şeyin) içinde, dahilinde, (bir yer) -de.
    I'm living in London.
    She saw the bus in the rear-view mirror.
  2. (bir şeyin) içine.
    Don't put coal in the bath.
  3. bir şeyin belirli bir zamanda gerçekleştiğini belirtmek için kullanılır. (sabah, ... yılında vb.)
    They met in 1885.
  4. bir şeyin ne kadar zaman sonra gerçekleşeceğini belirtmek için kullanılır.
    I'll see you in fifteen minutes.
  5. birinin duygusal veya fiziksel durumunu, yaşını, işini veya bir şeyin sırasını, yerini vs. belirtmek için kullanılır. (çoğunlukla bir isimden önce gelir)
    They are in love.
  6. sayısal bir değerin bütüne oranını, yüzdesini belirtmek için kullanılır.
    One in ten people uses this shampoo.

Belirteç

[düzenle]

in

  1. içeri
    Come in.
  2. (bir şeyin) içende, içeride
    We were locked in.

Ön ad

[düzenle]

in (karşılaştırma more in, üstünlük most in)

  1. (teklifsiz konuşma) in, moda
    Pastels and light colors are in this year.

Eylem

[düzenle]

in

  1. (eski) içine almak
    He that ears my land spares my team and gives me leave to in the crop.Shakespeare

Latince

[düzenle]

Belirteç

[düzenle]

in

  1. içinde

Romanşça

[düzenle]

Sayı adı

[düzenle]

in

  1. bir

Slovence

[düzenle]

Bağlaç

[düzenle]

in

  1. ve

Kaynakça

[düzenle]
  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.