ferah
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]ferah (belirtme hâli ferahı, çoğulu ferahlar)
- kalp, gönül, iç vb.nin sıkıntısız, tasasız olma durumu
- Bugün başım ne kadar dinç, gönlüm ne kadar ferah. - O. C. Kaygılı
Köken
[düzenle]Ön ad
[düzenle]ferah (karşılaştırma daha ferah, üstünlük en ferah)
- bol, geniş
- 2018: Ayfer Tunç, 2018, Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura, sayfa 59 , Can Sanat Yayınları
- "Gece ikimiz tahta bir iskelede, boş bir sokakta, ışıklı bir parkta yürürken veya ferah tavanlı odamda ferah yatağımda yan yana sessizce yatarken, en çok da birlikte film seyrederken ağlamaya başladığımı hissediyordum."
- 2018: Ayfer Tunç, 2018, Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura, sayfa 59 , Can Sanat Yayınları
- havadar, aydınlık, iç açıcı
- 2018: Ayfer Tunç, 2018, Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura, sayfa 59 , Can Sanat Yayınları
- "Gece ikimiz tahta bir iskelede, boş bir sokakta, ışıklı bir parkta yürürken veya ferah tavanlı odamda ferah yatağımda yan yana sessizce yatarken, en çok da birlikte film seyrederken ağlamaya başladığımı hissediyordum."
- Bu kahvenin ferah ve sevimli bir taraçası vardı. - Y. K. Karaosmanoğlu
- 2018: Ayfer Tunç, 2018, Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura, sayfa 59 , Can Sanat Yayınları
Atasözleri
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]ad
|
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "ferah" maddesi