İçeriğe atla

ferah

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Arapça

ferah (belirtme hâli ferahı, çoğulu ferahlar)

  1. kalp, gönül, iç vb.nin sıkıntısız, tasasız olma durumu
    • Bugün başım ne kadar dinç, gönlüm ne kadar ferah. - O. C. Kaygılı

Köken

[düzenle]

Farsça

Ön ad

[düzenle]

ferah

(ön ad): Ferah bir cami. (1)
  1. bol, geniş
    • Gece ikimiz tahta bir iskelede, boş bir sokakta, ışıklı bir parkta yürürken veya ferah tavanlı odamda ferah yatağımda yan yana sessizce yatarken, en çok da birlikte film seyrederken ağlamaya başladığımı hissediyordum.
      — 2018, Ayfer Tunç, Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura, Can Sanat Yayınları, s. 59
  2. havadar, aydınlık, iç açıcı
    • Gece ikimiz tahta bir iskelede, boş bir sokakta, ışıklı bir parkta yürürken veya ferah tavanlı odamda ferah yatağımda yan yana sessizce yatarken, en çok da birlikte film seyrederken ağlamaya başladığımı hissediyordum.
      — 2018, Ayfer Tunç, Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura, Can Sanat Yayınları, s. 59

Atasözleri

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]
ad

Çeviriler

[düzenle]
ön ad

Kaynakça

[düzenle]