dükkân
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Arapça دكان (dukkān, “platform, seki, tezgâh, özellikle çarşı içinde satış yeri”) sözcüğünden. Bu sözcük Aramice-Süryanice דוכנא (dūkanā, “platform, seki”) sözcüğünden alıntıdır. Aramice-Süryanice sözcük Akatça [alfabe isteniyor] (dakkannu, “platform, seki”) sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Sümerce dagana (dagana, “bir tür tezgâh veya platform”) sözcüğünden alıntıdır.
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]dükkân (belirtme hâli dükkânı, çoğulu dükkânlar)

- (yapılar, binalar, işletmeler) Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer.
- (mecaz) Görevli olarak çalışılan yer.
- "Bir gece oyuncular dükkânı, tezgâhı toplayıp kasabadan defoldular." - Reşat Nuri Güntekin
- (argo) kumarhane.