İçeriğe atla

dirsek

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: dirsək

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe Anlam ilgisini dikkate alarak bu organ adı, diz (<tiz), dik- (<tik-: dikiş dikmek) kelimeleriyle birlikte *ti ortak kökünden ti-r-is-gek biçiminde türetilmiş olmalıdır.

dirsek (belirtme hâli dirseği, çoğulu dirsekler)

Dirsek (1)
  1. (anatomi) Kol ile ön kol arasındaki eklemin arka yanı, çıkanak
  2. köşe
  3. giysi kolunda dirseğe rastlayan bölüm
    • Dirseği yırtık neftî bir örme ceket giymiş.- P. Safa.
  4. Boruların doğrultusunu değiştirmekte kullanılan bağlantı parçası
    • 2004: Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, sayfa 48 , Kanat Yayınları
      "Gri şişko metal üste doğru inceliyor, küt ağzına kelepçeyle sıkıştırılmış dirsek boru homurdanıyordu."
  5. (mimarlık) bir direği veya başka bir şeyi sağlamlaştırmak için yanına eğik olarak yerleştirilen ağaç, makas
    • Elini oturduğu koltuğun dirsek yerine vurunca ben kalktım.- B. Felek

Deyimler

[düzenle]

dirsek çevirmek, dirsekte adi düğüm

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Ek okumalar

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe tirsgek

dirsek

  1. (anatomi) dirsek
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki