bozuk

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

bozuk (belirtme hâli bozuğu, çoğulu bozuklar)

bozuk (belirtme hâli bozuğu, çoğulu bozuklar)
[1] (para) madeni para, bozuk para
Hiç olmazsa birkaç kuruş bozuk ver! - M. Ş. Esendal

Köken[düzenle]

Türkçe

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "bozuk"

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

[1] bozulmuş olan
Daracık ve bozuk kaldırımlardan çamurlu sular akıyordu. - T. Buğra
[2] (anatomi) görevini yapamaz duruma gelmiş
Ağzındaki birkaç bozuk dişten şüphe ettim. - R. N. Güntekin
[3] (mecaz) kötümser, gergin, huzursuz, karışık
Bozgun sırasında Ankara'da meclisin havası pek bozuktu. - F. R. Atay
[4] (mecaz) kızgın, sıkıntılı
Süleyman'ı adada yüzü o kadar bozuk ve korkunç buldu ki. - H. E. Adıvar

Deyimler[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]