gergin
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Ön ad
[düzenle]gergin
- gerilmiş durumda olan
- Her hadisenin rüzgârı onun gergin sinirlerini derin derin sarsmıştır. - İbrahim Alâeddin Gövsa
- buruşuğu, kırışığı olmayan
- Siyah jarse elbisesi içinde, hâlâ diri, gergin vücuduyla güzel ve ihtişamlıydı. - Peyami Safa
- (mecaz) bozulacak duruma gelmiş olan (ilişki)
- Arkadaşımın kocasıyla arası gergin.
- (mecaz) huzursuz, sinirli
