çatlak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Ad
[düzenle]
(ön ad): Bu binanın çatlak duvarını herkes görüyor. (1)
çatlak (belirtme hâli çatlağı, çoğulu çatlaklar)
- Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık; çatlaklık
- "Bu testinin çatlağı hiçbir sızıntı göstermemişti." - Aka Gündüz
- Ara
- "İki denizci kara bulutlar çatlağından güneş ışığının güldüğünü sandılar." - Halikarnas Balıkçısı
- (jeoloji) Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması; diyaklaz
- "Esmer toprağın yüzünü saran çatlaklar sanki yerin dibine kadar iniyordu." - Tarık Buğra
- (tıp) Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık; yarık, fissür
Ön ad
[düzenle]çatlak (karşılaştırma daha çatlak, üstünlük en çatlak)
- Çatlamış olan
- Çatlak bardak.
- (mecaz) Deli
- Çatlaksam çatlağım. Çatlak olmasam bunca adama, gözün görmediğini göstermeye kalkar mıydım? - Oktay Rifat
Çeviriler
[düzenle]ad
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "çatlak" maddesi