İçeriğe atla

çatlak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]
(ad): Binanın duvarında çatlak var. (1)

(ön ad): Bu binanın çatlak duvarını herkes görüyor. (1)

çatlak (belirtme hâli çatlağı, çoğulu çatlaklar)

  1. Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık; çatlaklık
    • "Bu testinin çatlağı hiçbir sızıntı göstermemişti." - Aka Gündüz
  2. Ara
    • "İki denizci kara bulutlar çatlağından güneş ışığının güldüğünü sandılar." - Halikarnas Balıkçısı
  3. (jeoloji) Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması; diyaklaz
    • "Esmer toprağın yüzünü saran çatlaklar sanki yerin dibine kadar iniyordu." - Tarık Buğra
  4. (tıp) Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık; yarık, fissür

Ön ad

[düzenle]

çatlak (karşılaştırma daha çatlak, üstünlük en çatlak)

  1. Çatlamış olan
    • Çatlak bardak.
  2. (mecaz) Deli
    • Çatlaksam çatlağım. Çatlak olmasam bunca adama, gözün görmediğini göstermeye kalkar mıydım? - Oktay Rifat

Çeviriler

[düzenle]

ad

Kaynakça

[düzenle]