çalma

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

Durum Tekil Çoğul
Yalın çalma çalmalar
Belirtme (-i) çalmayı çalmaları
Yönelme (-e) çalmaya çalmalara
Bulunma (-de) çalmada çalmalarda
Çıkma (-den) çalmadan çalmalardan
Tamlayan çalmanın çalmaların

çalma -sı

[1] çalmak işi
Kimsenin bilmediği bir havayı çalmaya başladılar.
[2] (hukuk) hırsızlık, sirkat
'Rüyamıza kadar giren bu bahçeden elma çalmaya gidiyorduk. - B. R. Eyuboğlu
[3] başa sarılan sarık
[4] kibrit

Atasözleri[düzenle]

Çalma elin kapısını, çalarlar kapını

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

[1] çalınmış
Çalma mal.
[2] kakmalı olmayan, kalemle işlenmiş
Çalma çiçekli bir gümüş vazo.

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Azerice[düzenle]

[düzenle]

[1] (giyim) sarık, türban, kavuk

Çağatayca[düzenle]

[düzenle]

[1] eyerin, kyase

Eski Türkçe[düzenle]

[düzenle]

[1] kerme
[2] koyun ağıllarında veya deve ahırlarında toplanıp, kurutularak kışın yakma

Karaçay Balkarca[düzenle]

[düzenle]

[1] (giyim) sarık, türban, kavuk

Kumanca[düzenle]

[düzenle]

[1] (giyim) baş örtüsü