çürümek
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Eylem
[düzenle]çürümek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi çürür)

- Genellikle mikroorganizmaların etkisiyle, kimyasal değişikliğe uğrayarak bozulup dağılmak; ufunet
- Sen toprakta çürürsün canım kardeşim. Ben ayakta. - B. R. Eyuboğlu
- Sağlamlığını, dayanıklılığını yitirmek:
- 'Onun gelişine kadar da kağşamış, çürümüş, küflenmiş yapı ayakta kalamazdı. - T. Buğra
- (tıp) Vurulma veya sıkışma yüzünden vücutta lekeler oluşması.
- (mecaz) Yıpranmak, çökmek:
- Hepsinin başında iş olmazsa ahlakça çürür insan. - K. Korcan
- (mecaz) Bir düşüncenin temelsiz ve kanıtsız kalması.
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "çürümek" maddesi