İçeriğe atla

yolcu

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

yolcu (belirtme hâli yolcuyu, çoğulu yolcular)

Yolcu (1)
Yolcular. (2)
  1. Yolculuğa çıkmış kimse.
  2. Yolculuğa çıkmaya hazırlanan kimse.
    • "Gişelerin önünde işsiz güçsüzler, erken gelen yolcular dolanıyordu." - Necati Cumalı
  3. (mecaz) Doğması beklenen çocuk.
  4. (mecaz, hastalık) İyileşmesi umutsuz hasta.
  5. (mecaz) İşten çıkarılması beklenen kimse

Çekimleme

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

ben sarhoş yolcu sarhoş, yolcu etmek

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

yolcu gemisi, yolcu salonu, yolcu treni, yolcu vagonu, demir yolcu, mavi yolcu, orta yolcu, su yolcu

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı'nda "YOLCU :"