İçeriğe atla

ufak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

ufak (karşılaştırma daha ufak, üstünlük en ufak)

  1. Boyutları normalden küçük.
    • "Mutfakta kahve hazırlarken, ailemin nihayet bana tahsis etmiş olduğu bu ufak ev olmasa her şeyin nasıl daha bir çekilmez hâle geleceğini bir kez daha düşündüm." - Hakan Bıçakcı
  2. Yaşça daha küçük olan.
    • 1996: Nihat GENÇ, 1996 Kalem Eğlenceleri, sayfa 19 , Öküz , 15. sayı,
      "Mecnun'un babası Leyla'yı istediğinde, Leyla'nın babası ne diye kızını vermemiş: "Kızım ufaktır.""
  3. Makam, derece bakımından geri olan.
    • Ufak bir memuriyet de olsa olurdu." - Orhan Kemal
  4. (zaman)Kısa bir süre
    • Ufak bir istirahatten sonra oyuncular birinci muvaffakiyetin tesiri ile ikinci bir raksa başladılar. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu
  5. (mecaz) Önemsiz, çok az.

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

ufak

  1. ufak

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki