tutsak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

Durum Tekil Çoğul
Yalın tutsak tutsaklar
Belirtme (-i) tutsağı tutsakları
Yönelme (-e) tutsağa tutsaklara
Bulunma (-de) tutsakta tutsaklarda
Çıkma (-den) tutsaktan tutsaklardan
Tamlayan tutsağın tutsakların

tutsak -ğı

[1] (askeriye) savaşta ele geçen düşman
[2] bir şeye veya bir kimseye çok bağlı, kendisini bir şeyin etkisinden kurtaramayan kimse

Heceleme

tut·sak, çoğulu tut·sak·lar

Eş anlamlılar

[1] bulun, esir

Çeviriler

Örnekler

[2] Her insan kendi kuruluşuna uygun bir romantizmin tutsağı. - A. İlhan

Köken

Türkçe: tutmak

Kaynakça

  • Türk Dil Kurumu: "tutsak"
  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.


Eylem (çekim)[düzenle]

[1] tutmak fiilinin dilek şart kipi 3. çoğul şahıs olumlu çekimi
[2] tutmamak fiilinin dilek şart kipi 3. çoğul şahıs olumsuz çekimi

Heceleme

tut·sak

Karşıt anlamlılar

[1] tutmasak

Sözcük birliktelikleri

[1] tutsak da, tutmasak da

Ön ad[düzenle]

Yalın Karşılaştırma Üstünlük
tutsak daha tutsak en tutsak
[1] gitmesine, serbestçe hareketine engel olunan

Heceleme

tut·sak, karşılaştırma derecesi da·ha tut·sak, üstünlük derecesi en tut·sak

Örnekler

[1] Hayatı anlamazsan tutsak olduğunu bile bilemezsin, hakkını arayamazsın. - E. Işınsu

Çağatayca[düzenle]

[düzenle]

Anlamlar

[1] Esir, bendi