esir
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]esir (belirtme hâli esiri, çoğulu esirler)

- tutsak
- "Meyhaneden çıktığında sarhoş kafayla bir esir gemisine binmiş, güvertede sızıp kalmıştı." - İhsan Oktay Anar
- köle
- (mecaz) ir düşünceye veya bir kimseye körü körüne bağlı olan kimse.
- Onun güzelliğinin esiri oldular.
Köken 2
[düzenle]Ad
[düzenle]esir (belirtme hâli esiri, çoğulu esirler)
- (fizik) Atomlar arasındaki boşluğu ve bütün evreni doldurduğu varsayılan, ağırlığı olmayan, ısı ve ışığı ileten töz.
Çekimleme
[düzenle]esir adının çekimi
Deyimler
[düzenle]esir almak, esir düşmek, esir etmek, esir olmak, esir yatmak
Sözcük birliktelikleri
[düzenle]esir almaca, esir kampı, esir pazarı
Çeviriler
[düzenle]Gagavuzca
[düzenle]Ad
[düzenle]esir
- esir
Köken
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki
Karaçay Balkarca
[düzenle]Bu sözcüğün, biçim ve içerik olarak Vikisözlük standartlarına ulaşması için elden geçirilmesi gerekmektedir.
Madde düzenleme ve Vikisözlük standartları ile ilgili bilgi
Bu sözcükte ayrıca şu sorunlar da bulunmaktadır:
- Bu söz(cük), ait olduğu dilin kullandığı Karaçay Balkarca alfabesinde yazılmamıştır.
Eylem
[düzenle]Kumanca
[düzenle]Eylem
[düzenle]esir