sermaye
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]- Osmanlı Türkçesi سرمایه, o da Farsça سرمایه sözcüğünden gelmektedir.
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]sermaye (belirtme hâli sermayeyi, çoğulu sermayeler)
- (ekonomi) Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı; anamal,başmal, kapital, meta, resülmal
- Komisyoncu demek, metelik sermayesi olmayan tüccar demektir. - A. Gündüz
- Elde bulunan servet
- Konu
- "Bu lakırtı, bir hafta havuzlu kahvenin sermayesi oldu." - Refik Halit Karay
- (fahişelik, mecaz) genelev kadını
- 1996: Oktay GÜZELOĞLU, 1996 Beyoğlu'nda Garibanın Otopsisi Yapılmaz, sayfa 13 , Öküz , 11. sayı,
- "Kumar ve uyuşturucu alışkanlığı kısa zamanda elindekileri tüketir ve aynı restaurantta sermaye olarak devam eder."
- 1996: Oktay GÜZELOĞLU, 1996 Beyoğlu'nda Garibanın Otopsisi Yapılmaz, sayfa 13 , Öküz , 11. sayı,
Çekimleme
[düzenle]sermaye adının çekimi
Atasözleri
[düzenle]Deyimler
[düzenle]Kelime birliktelikleri
[düzenle]- (ekonomi): sermaye etmek, sermaye yapmak), sermayeyi doğrultmak, sermaye malı, sermaye piyasası
Çeviriler
[düzenle]ekonomi
|
fahişelik
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "sermaye" maddesi
Ek okumalar
[düzenle]- (ekonomi): Vikipedi'de sermaye