İçeriğe atla

sermaye

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]
Osmanlı Türkçesi سرمایه, o da Farsça سرمایه sözcüğünden gelmektedir.

Söyleniş

[düzenle]
  • IPA(anahtar): /seɾmaːˈje/
  • Heceleme: ser‧ma‧ye

sermaye (belirtme hâli sermayeyi, çoğulu sermayeler)

  1. (ekonomi) Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı; anamal,başmal, kapital, meta, resülmal
    • Komisyoncu demek, metelik sermayesi olmayan tüccar demektir. - A. Gündüz
  2. Elde bulunan servet
  3. Konu
    • "Bu lakırtı, bir hafta havuzlu kahvenin sermayesi oldu." - Refik Halit Karay
  4. (fahişelik, mecaz) genelev kadını
    • 1996: Oktay GÜZELOĞLU, 1996 Beyoğlu'nda Garibanın Otopsisi Yapılmaz, sayfa 13 , Öküz , 11. sayı,
      "Kumar ve uyuşturucu alışkanlığı kısa zamanda elindekileri tüketir ve aynı restaurantta sermaye olarak devam eder."

Çekimleme

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

akıl adama sermaye

Deyimler

[düzenle]

sermayeyi kediye yüklemek

Kelime birliktelikleri

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Ek okumalar

[düzenle]