İçeriğe atla

ser

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: SER, şer, şer’, şêr

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: ser

Köken

[düzenle]

Farsça

ser (belirtme hâli seri, çoğulu serler)

Ser (1)
  1. (eskimiş, anatomi) baş
  2. (eskimiş) Önem veya yönetim bakımından ileride olan, en önemli, en üstün” anlamlarında birleşik kelimeler yapan bir söz
    • Sertabip; sermürettip.
  3. Boyun kısmı dar olmakla birlikte karın kısmına inildikçe çapı genişleyen, yapı olarak sürahiye benzeyen cam, metal ve seramikten yapılan nargilenin uzun gövdesi

Köken 2

[düzenle]

Fransızca

  1. sera.
    • "Köşkünün arka tarafında çiçek serleri vardır, her mevsim en nadide çiçekler yetiştirilir." - Aydın Boysan

Çekimleme

[düzenle]


Deyimler

[düzenle]

ser verip sır vermemek, serden geçmek

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

serasker, serazat, serdengeçti, serdümen, serencam, serhat, serlevha, sermaye, sermest, sermestane, sermuharrir, sermürettip, serpuş, sersefil, sertabip, seryaver

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Tatarca

[düzenle]

ser

  1. sır, giz

Türkmence

[düzenle]

ser

  1. baş, kafa
  2. istek, arzu, heves, meyil.

Kuzey Kürtçe

[düzenle]

ser ?

  1. baş

Lehçe

[düzenle]

ser

  1. peynir

Oksitanca

[düzenle]

ser

  1. (zaman) akşam

Tatarca

[düzenle]

ser

  1. sır, giz

Türkmence

[düzenle]

ser

  1. baş, kafa
  2. istek, arzu, heves, meyil

Zazaca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Ana Hint-Avrupa dili *ḱerh₂- sözcüğünden devralındı

ser e

  1. baş
  2. üst
  3. yıl

Kaynakça

[düzenle]
  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.