sır

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Köken 1[düzenle]

Eski Türkçe:

[düzenle]

sır (belirtme hâli sırı, çoğulu sırlar)

  1. Bazı nesnelere parlaklık verme, dış etkilerden koruma, sızmalarını önleme vb. amaçlarla sürülen, saydam veya donuk vernik
    Küpün sırı dökülmüş.
  2. Aynaların arkasına ve kaplama metal eşyanın yüzüne sürülen ince tabaka
Çekimleme[düzenle]
Kaynakça[düzenle]
  • Türk Dil Kurumu: "sır"

Köken 2[düzenle]

Osmanlıca: سر (sırr), Arapça: سِرّ (sirr), س ر ر (s r r) (s-r-r) kökünden türetilmiştir.

[düzenle]

sır (belirtme hâli sırrı, çoğulu sırlar)

  1. varlığı veya bazı yönleri açığa vurulmak istenmeyen, gizli kalan, gizli tutulan şey
  2. aklın erişemediği, açıklanmayan veya çözülemeyen şey, giz, gizem
    Bu bahçede açılan her gonca. Sırlar açıyor yerden gökten? - T. Oflazoğlu
  3. bir işin, bir şeyin dikkat, yetenek, deneyim ve sezgi yardımıyla kavranabilen en zor, en ince yanı
  4. bir amaca ulaşmak için kullanılan, başvurulan özel ve gizli yöntem
Çekimleme[düzenle]
Deyimler[düzenle]
Çeviriler[düzenle]

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

[1] sır

Köken[düzenle]

Moğolca: sir

Tatarca[düzenle]

[düzenle]

[1] peynir

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki