kanepe
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]kanepe (belirtme hâli kanepeyi, çoğulu kanepeler)

- (mobilya) üzerinde oturulmaya yarayan eşya
- Laboratuvarda rahat bir kanepem var, diyor, orada uyurum.— 2018, Ayfer Tunç, Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura, Can Sanat Yayınları, s. 28
- (yiyecekler)Genellikle çay ve kokteyller için hazırlanan, peynir, sucuk, salam vb. şeylerle süslenen çok küçük ekmek.
- bank kelimesinin eş anlamlısı
- Kaşıkadası'nın kıyılarında yaz geceleri karides ve pavurya yakalayan sandalların ışıklarını, büyük bir çamfıstığının altında bir Tiring Galata kanepesinden seyre daldığım zaman, ta çocukluğumu, büyük bir dut ağacının altındaki sofrayı, sofranın başındaki babamın arkadaşlarını, rakı kadehlerini, tabaklara düşen kara dutları hatırladım.— 1939, Sait Faik ABASIYANIK, “Ormanda Uyku”, Gündüz, 35. sayı
- Parklardaki banka kanepelerine benzer, ince dilmelerden yapılma tahta sıralar ikişer ikişer karşılıklı oturmuşsunuz.— 1983, Erdal Öz, Yaralısın, 10. baskı, Can Sanat Yayınları, s. 36
Çekimleme
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Ayrıca bakınız
[düzenle]- Vikipedi'de kanepe