fıkra
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: ra
Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]fıkra (belirtme hâli fıkrayı, çoğulu fıkralar)
- (edebiyat) Kısa ve özlü anlatımı olan, nükteli, güldürücü hikâyecik.
- Bahai'nin Nasreddin Hoca fıkralarını derlediği ünlü eseri Letaif-i Hoca Nasreddin otoriteyi eleştirmesi nedeniyle zaman zaman sansüre uğramıştır.— Mahmut Berk DEMİRCAN, Hasan ÜNVER, “Pertev Naili Boratav ve İlhan Başgöz'ün Nasreddin Hoca Çalışmalarının Akademide ve Yayın Dünyasında Sansürlenmesi”, Sözcükler, 118. sayı, s. 97
- (basın-yayın) köşe yazısı
- Dişimi sıkıp da altı yedi fıkra birden çıkartırsam gazetenin yazıları aksamayacaktı. - Ç. Altan
- (hukuk) Kanun maddelerinin kendi içlerinde satır başlarıyla ayrıldıkları ufak bölümlerden her biri.
- Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayınların izin sistemine bağlanmasına engel değildir. - Anayasa
- paragraf
- (eskimiş, anatomi) omur
Çekimleme
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "fıkra" maddesi
Gagavuzca
[düzenle]Ad
[düzenle]fıkra
- fıkra
Köken
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki