ezik
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]ezik (belirtme hâli eziği, çoğulu ezikler)
- çarpma, dövülme vb. sebeplerle vücutta oluşan bere
- Vücudu eziklerle dolu idi.
- bere, çürük
- Öne mostralık şeftalileri koymuş, ama kese kâğıdına ezikleri doldurmuş.
- ezilmiş, gariban kişi
- 2014: Ayfer Tunç, 2014 Dünya Ağrısı, sayfa 147 , Can Sanat Yayınları
- "Otelci dediğin dışardan gelenin yolunu gözler, ama Mürşit hiç dayanamıyor bunlara; uzak köylerden gelen garibanlar, dertliler, ezikler neyse de, İstanbul'dan gelenlere tahammülü yok hiç."
- 2014: Ayfer Tunç, 2014 Dünya Ağrısı, sayfa 147 , Can Sanat Yayınları
Türetilmiş kavramlar
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Belirteç
[düzenle]ezik
- (mecaz) üzüntülü bir biçimde:
- Hiç de ezik bulmaz kızını, hep güvenmiştir ona. - Tarık Buğra
Ön ad
[düzenle]ezik (karşılaştırma daha ezik, üstünlük en ezik)