engin
Görünüm
| Ayrıca bakınız: Engin |
Türkçe
[düzenle]Ön ad
[düzenle]engin (karşılaştırma daha engin, üstünlük en engin)

- Ucu bucağı görünmeyecek kadar geniş, çok geniş; vâsi.
- O engin denize benzersin ki yavaş yavaş coşar ve coşunca da pek hırçın olursun. - A. H. Müftüoğlu
- (halk ağzı) Değer ve fiyatı düşük olan.
- Engin mal.
- (halk ağzı) Yüksekte olmayan, alçak (yer); ingin, münhat .
- Engin olur bizim elin ovası. Yüksek olur yaylaların havası. - Halk türküsü
Ad
[düzenle]engin (belirtme hâli engini, çoğulu enginler)

.
- (denizcilik) açık deniz
- Enginden dönen deniz kuşları sessiz kanatlarıyla başımın üstünde dolaşıyorlar. - R. N. Güntekin
Çekimleme
[düzenle]engin adının çekimi
Çeviriler
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "engin" maddesi
Gagavuzca
[düzenle]Köken
[düzenle]Eski Türkçe än
Ön ad
[düzenle]engin
- engin
Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki