ekşimek
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Eylem
[düzenle]ekşimek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi ekşir)
- ekşi duruma gelmek
- Yoğurt ekşidi.
- bozulmak
- Tepside bir bardak ekşimiş süt, bir çürük yumurta ve iki dilim siyah ekmek vardı. - N. Hikmet
- (kimya) mayalanmak
- Hamur ekşidi.
- utanmak, mahcup olmak
- sırnaşmak, ısrar etmek
- kaşlarını çatıp yüzüne küskün veya dargın bir anlam vermek, somurtmak
- Çardaktan Rabiye'nin çıktığını görünce Bekir'in yüzü ekşidi. - N. Cumalı
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "ekşimek" maddesi
Kırım Tatarca
[düzenle]Eylem
[düzenle]ekşimek
- ekşimek, mayalanmak