İçeriğe atla

بل

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: تل, پل

Arapça

[düzenle]

Köken 1

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Bağlaç

[düzenle]

بَلْ (bel)

  1. (negatiften sonra) ama, fakat
    eş anlamlısı: لٰكِنْ (lākin)
     ‏لَا يَكْرَهُهَا، بَلْ يُحِبُّهَا‎. (‏lā yekrahühā, bel yuḥibbühā‎.) — Ondan nefret etmez, fakat onu sever.
  2. (olumludan sonra önceyi iptal, sonrayı tasdik) daha ziyade, doğrusu; hayır
     جَاءَتْ سُعَادُ، بَلْ سَلْمَى (cāʾet suʿādü, bel selmā) — Gelen Suat değil, daha ziyade Selmâ'ydı.
    • M.S. 609–632, Kur'an, 43:22
      بَلْ قَالُوٓاْ إِنَّا وَجَدۡنَآ ءَابَآءَنَا عَلَىٰٓ أُمَّةٖ وَإِنَّا عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِم مُّهۡتَدُونَ.  Hayır! Sadece "Şüphesiz babalarımızı bir din üzerinde bulduk ve izlerinden gitmekteyiz." dediler.

Köken 2

[düzenle]
ب ل ل (b-l-l)

Söyleniş

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

بَلَّ (belle) (geçmiş-dışı يَبُلُّ (yebüllü))

  1. ıslatmak, nemlendirmek, su serpmek

Çağatayca

[düzenle]

بل (bol)

  1. bu, şu: harf-i işaretdir, karibe ve hazir

Osmanlı Türkçesi

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe

Söyleniş

[düzenle]

بل (bel)

  1. (anatomi) bel

Çekimleme

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]