çözülmek
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Eylem
[düzenle]çözülmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi çözülür)

- çözme işine konu olmak.
- Gevşeyip yumuşamak, erimeye başlamak.
- Çaydanlığı, içindeki kirecin çözülmesi için sirkeli suda kaynattım.— Eylem ATA GÜLEÇ, 2024, Yanımda Kal, s. 43, Yapı Kredi Yayınları
- Birliğini, beraberliğini yitirmek, dağılmak, parçalanmak.
- Güçsüz kalmak.
- eş anlamlısı: gevşemek
- Sanki omzundaki o güçlü kaslar çözülmüştü.— Mehmet EROĞLU, 2020, Yarım Kalan Yürüyüş, s. 31, İletişim Yayınları
- Dağılmak, çökmek.
- "Yunan cephesinin çözülüp Anadolu'dan çekilmesiyle yine sulh elde edilmez." - Yahya Kemal Beyatlı
Çekimleme
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Nişanyan Sözlük'te: çözülmek.