turşu
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]turşu (belirtme hâli turşuyu, çoğulu turşular)
- (yiyecekler) Tuzlu suda, sirkede bırakılarak özel bir kıvama getirilmiş sebze veya meyve
- 1996: Oktay GÜZELOĞLU, 1996 Beyoğlu'nda Garibanın Otopsisi Yapılmaz, sayfa 13 , Öküz , 12. sayı,
- "Turşuları nereden aldığını, getirdiği turşuların 2 numara olduğunu, en iyi turşunun 2 numara olduğunu, bazen tenekelerden 2-3 numaraların karışık çıktığını, bazen sert, bazen yumuşak olduğunu, limonlu turşu, sirkeli turşunun nasıl yapıldığını; velhasıl turşu konusunda aydınlanmış oldum."
- 1996: Oktay GÜZELOĞLU, 1996 Beyoğlu'nda Garibanın Otopsisi Yapılmaz, sayfa 13 , Öküz , 12. sayı,
Ön ad
[düzenle]turşu (karşılaştırma daha turşu, üstünlük en turşu)
- (mecaz) Bitkin, yorgun.
- 2013: İpek s. Burnett, 2013, Romancı, sayfalar 215-216 , Yapı Kredi Yayınları
- "Kızcağızı koyduk bir huzurevine, onun da içi bizimki gibi turşu olacak sonunda."
- 2013: İpek s. Burnett, 2013, Romancı, sayfalar 215-216 , Yapı Kredi Yayınları
Deyimler
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]ad
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "turşu" maddesi
Azerice
[düzenle]Ad
[düzenle]turşu
- turşu
Gagavuzca
[düzenle]Köken
[düzenle]Farsça turshu
Ad
[düzenle]turşu
- turşu
Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki