İçeriğe atla

parlatmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

parlatmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi parlatır)

Bıçağın yüzünü parlatmışlar. (1)
  1. Bir yüzeyi düzgün ve parlak duruma getirmek, parlamasını sağlamak.
  2. (argo)İçki içmek.
    • 1996: Oktay GÜZELOĞLU, 1996 Beyoğlu'nda Garibanın Otopsisi Yapılmaz, sayfa 13 , Öküz , 19. sayı,
      "Birer kadeh parlattık­tan sonra "Aktör be, aşk nasıl bir şey?" diye sordu."
  3. (argo) Güzel, etkili, alışılmamış söz söylemek.
  4. Birini gereğinden fazla övmek.

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Türkmence

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

parlatmak

  1. parlatmak

Kaynakça

[düzenle]
  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.