İçeriğe atla

olgun

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: Olgun

Türkçe[değiştir]

Köken[değiştir]

Eski Türkçe

Ön ad[değiştir]

olgun (karşılaştırma daha olgun, üstünlük en olgun)

  1. yenecek duruma gelmiş
    Oluğun altına bir sepet iri, olgun, renkli şeftali koymuşlar. - R. H. Karay
  2. (mecaz) tamamlanmış, iyice işlenmiş
  3. (mecaz) bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı, kâmil
    Benim bütün cefama olgun adam gibi katlanmasını bilmişti. - Y. K. Karaosmanoğlu

Türetilmiş kavramlar[değiştir]

Çeviriler[değiştir]

Kaynakça[değiştir]

Gagavuzca[değiştir]

Ön ad[değiştir]

olgun

  1. olgun

Kaynakça[değiştir]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki