İçeriğe atla

kâr

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: -kâr, Kar, Kár, Kär, kar, kar., kár, kär, kår, kār-

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi كار sözcüğünden devralındı

kâr (belirtme hâli kâr, çoğulu kârlar)

  1. (para) Alışveriş işlerinin sağladığı para kazancı; getiri.
  2. yarar
  3. (ekonomi) Üretim faktörlerinden biri olan girişimcinin üretimden aldığı pay.
  4. (ticaret) Maliyet fiyatıyla satış fiyatı arasındaki fark; ticaret.

Köken 2

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi كار sözcüğünden devralındı

kâr (belirtme hâli kâr, çoğulu kârlar)

  1. (müzik) Klasik Türk müziğinde makam ve usul geçkileri ihtivâ eden, büyük usullerle bestelenmiş, sazlı ve sözlü terennümlerle süslü, fasılda peşrevden sonra yer alan, güfteli uzun beste formu.
    • Elli altmış seneden beri modern adı verlien resim cereyanlarının bin dört yüzle bin beş yüz arasında yetişmiş eski ustalarda bulduğu şeyi, asıl sanat ve duyğu yeniliğini, o, bu bestelerde, semâi ve şarkılarda, bu ağır ve yaldızlı, renkli oymalı tavanlara, mücevherlere gark olmuş sekiz çifteli kayıklarından seyredilen Boğaz manzaralarına benzeyen kârlarda bulurdu.
      — Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı, Huzur, s. 158, Dergâh Yayınları

Çekimleme

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

kâr bırakmak, kâr etmek, kâr etmemek, kâr getirmek, kârını tamam etmek, kârı olmamak, kâr koymak, kâr zararın kardeşidir, kâr zararın ortağıdır

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

kâr haddi, kârıkadim, kâr marjı, kâr merkezi, kâr payı, kâr paylaşımı, her hâlükârda, akıl kârı

Çeviriler

[düzenle]

alışveriş

Kaynakça

[düzenle]

Ek okumalar

[düzenle]