gerekçe
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]gerekçe (belirtme hâli gerekçeyi, çoğulu gerekçeler)
- Bir şeyi gerekli duruma getiren, yapılmasına sebep olan şey, gerektirici sebep.
- eş anlamlıları: mucip sebep, esbabımucibe
- Yaban romanının yazılma gerekçesini, yazarımızın Kurtuluş Savaşı günlerinde Anadolu Mezalimini Tahkik Komisyonu'nda görev alarak Orta Anadolu'yu gezmesi sırasında (1921) tanık olduğu olaylarla açıklamak olası.— Feridun ANDAÇ, 2011, Romanda ve Öyküde Gerçeklik Arayışları, s. 51, Varlık Yayınları
- (hukuk) Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri.
- (hukuk) Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler.
- (mantık, matematik) Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik.
- eş anlamlısı: lazıme
Çekimleme
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- {{kaynak-TDK}