felaket

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Köken[düzenle]

Osmanlı Türkçesi فلاكت(felaket) sözcüğünden devralındı.

Söyleniş[düzenle]

  • IPA(anahtar): /fe.ɫaː.ˈket/
  • Heceleme: fe‧la‧ket

[düzenle]

felaket (belirtme hâli felaketi, çoğulu felaketler)

  1. Büyük sıkıntı, üzüntü ve zarara yol açan hadise veya hâl
    İnsanların korkması icap eden en büyük felaket, kötü ahlâktır. — Samiha Ayverdi

Çekimleme[düzenle]

Eş anlamlılar[düzenle]

  • (Büyük sıkıntıya yol açan hadise veya hâl): bela, yıkım

Alt kavramlar[düzenle]

Kelime birliktelikleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

felaket (karşılaştırma daha felaket, üstünlük en felaket)

  1. çok kötü
    Felaket bir yazı.
  2. hayrete düşürücü, şaşırtıcı
    Bu kız felaket.

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]