İçeriğe atla

elma

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: Elma

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe alma (alma).

Söyleniş

[düzenle]

elma (belirtme hâli elmayı, çoğulu elmalar)

Elma (1)
Kırmızı bir elma (2)
  1. (gülgiller) Gülgiller familyasından, çiçekleri pembe ya da beyaz, yapraklarını döken, ülkemizde meyvesi için kültürü yapılan bir tür. (Pyrus malus).
  2. (meyveler) Bu ağacın kabuğu parlak, sert, kırmızı, sarı ve yeşil renkte, kokusu hoş, tadı ekşi veya tatlı, dokusu gevrek, ufak çekirdekli meyvesi.
    • Onur ÇALI, 2013 Geçen Sene Doğanlar, sayfa 11 , Alakarga Yayıncılık
      "İki eski dost, sanki ilk defa elma görüyorlarmış gibi aynı anda baktılar çilingir sofrasının üstündeki elmaya."

Çekimleme

[düzenle]

Sözcük birliktelikleri

[düzenle]

elmabaş, elma sirkesi, elma şarabı, elma şekeri, elma yanaklı, acı elma, çürük elma, ekşi elma, Kızılelma, âdemelması, Amasya elması, Amerikan elması, dağ elması, deveelması, ferik elması, fil elması, Japon elması, kabak elması, kiraz elması, misket elması, pamuk elması, şeytan elması, yer elması

Atasözleri

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Ek okumalar

[düzenle]