bulanık

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Disambig.svg Başka anlamlar veya farklı yazılışlar için bakınız: Bulanık

Türkçe[düzenle]

Belirteç[düzenle]

[1] bulanmış, duru olmayan bir biçimde
Bir musluğu açtığınız zaman bile su, evvela bulanık gelir. - N. F. Kısakürek

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

[1] bulanmış olan, duru olmayan
Koltuğuna oturdu, Haliç'in bulanık sularına daldı. - F. R. Atay
[2] bulutlu, kapalı
[3] açık seçik görünmeyen, net olmayan
Bulanık görüntü.
[4] donuk, anlamsız, fersiz
Dimdik oturuyor, bulanık ve ıslak gözlerle ona bakıyordu. - P. Safa
[5] (mecaz) niteliği tam anlaşılmayan
İzmir-Bursa yolculuğundan dönüşümde ben böyle bulanık bir politika havası içinde bulmuştum. - Y. K. Karaosmanoğlu

Atasözleri[düzenle]

[1] Bulanık su, balıkçının yarı kazancıdır

Deyimler[düzenle]

bulanık suda balık avlamak

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]