yormak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Heceleme
[düzenle]- Heceleme: yor‧mak
Eylem
[düzenle]yormak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi yorar)


- yorgun duruma getirmek.
- "Teknik teferruatla okurlarımı yormak istemiyorum." - Falih Rıfkı Atay
- sıkıntıya sokmak, üzmek
- "Ömer, kalbimi en çok yoran bir sima gibi hatırımda kaldı." - Halide Edip Adıvar
- Bir anlam vermek, yorumlamak.
- "Hayvanlara insanca duygu ve düşünceler yormak ne derece doğrudur bunu da kestiremiyorum." - Haldun Taner
- Bir sebebe bağlamak, bir duruma işaret saymak.
Çekimleme
[düzenle]yormak eyleminin çekimi
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "yormak" maddesi
Çağatayca
[düzenle]Eylem
[düzenle]- fal haber eylemek, güzel tâbir eylemek, nik söylemek
Eski Türkçe
[düzenle]Bu sözcüğün, biçim ve içerik olarak Vikisözlük standartlarına ulaşması için elden geçirilmesi gerekmektedir.
Madde düzenleme ve Vikisözlük standartları ile ilgili bilgi
Bu sözcükte ayrıca şu sorunlar da bulunmaktadır:
- Bu söz(cük), ait olduğu dilin kullandığı Eski Türkçe alfabesinde yazılmamıştır.
Eylem
[düzenle]- tabir etmek
- Yormak
- yürümek
Kaynakça
[düzenle]- KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.