 |
Başka anlamlar veya farklı yazılışlar için bakınız: yas |
Anlamlar
- [1] doğuştan beri geçen ve yıl birimi ile ölçülen zaman, sin
- [2] hayatın çeşitli evrelerinden her biri, çağ
- [3] bir kurum, bir kuruluş, düzen vb.nin kurulduğundan bu yana geçen zaman
- [4] (meteoroloji) bir gök cisminin oluşmaya başladığı günden bugüne kadar geçirdiği zaman süresi
- [5] gözyaşı
Köken
- [1] (Türkçe)
Kaynaklar
Türk Dilleri
{{fullurl:Şablon:{{{3}}}|action=edit}}
Çeviriler
{{fullurl:Şablon:{{{3}}}|action=edit}}
Anlamlar
- [1] nemli, ıslak, kuru karşıtı
- [2] kendi suyunu, canlılığını yitirmemiş, kurumamış, kurutulmamış, taze
- [3] (argo) kötü
- [4] (argo) zor
Atasözleri
- Yaş tahtaya basmak
Türk Dilleri
{{fullurl:Şablon:{{{3}}}|action=edit}}
Çeviriler
{{fullurl:Şablon:{{{3}}}|action=edit}}
Anlamlar
- [1] ıslak
Anlamlar
- [1] (memeli, akrabalık) çocuk
Anlamlar
- [1] ıslak, taze, körpe, rutubetli, dumu
Anlamlar
- [1] yaş
Köken
- [1] (Eski Türkçe) jash
Atasözleri
- Ağaç yaş iken eğilir
- Baş kes, yaş kesme
- Boşboğazı ateşe atmışlar, odunum yaş demiş
- Boşboğazı ateşe atmışlar,odun yaş diye bağırmış
- İmam evinden aş, ölü gözünden yaş çıkmaz
- Kurunun yanında yaş da yanar
- Pek yaş olma, sıkılırsın; pek de kuru olma, kırılırsın
Çeviriler
{{fullurl:Şablon:{{{3}}}|action=edit}}
Kaynaklar
Anlamlar
- [1] Doğuştan beri geçen ve yıl birimi ile ölçülen zaman
Anlamlar
- [1] genç
- [2] ıslak, nemli
- [3] canlılığı devam eden, kuru karşıtı
Eş anlamlılar
- [1] caş
- [2] dımlı
Örnekler
- [1] yaş aqay : genç erkek
- [2] yaş urba : ıslak elbise
- [3] yaş terek : yaş ağaç
Anlamlar
- [1] genç
Kaynaklar
- KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.