su

Vikisözlük sitesinden

Git ve: kullan, ara
Başka anlamlar veya farklı yazılışlar için bakınız: şu
Bu madde 2006 yılında
48. haftanın sözcüğüydü.

Konu başlıkları

[değiştir] Türkçe

[değiştir] Ad I

[1] içme suyu
[1] içme suyu


Durum Tekil Çoğul
Yalın su sular
Belirtme (-i) suyu suları
Yönelme (-e) suya sulara
Bulunma (-de) suda sularda
Çıkma (-den) sudan sulardan
Tamlayan suyun suların

Tireleme: su; Çoğul: su·lar

Söyleniş:

Ses Örneği: Resim:Loudspeaker.svg su, Çoğul: Resim:Loudspeaker.svg sular
IPA: [], Çoğul: [sʊlɑɣ]

Yazılışlar:

Eski Yazı: [صو]

Anlamlar:

[1] (içecek) Oksijen ve hidrojen birleşiminden oluşan şeffaf, çoğunlukla rengi, kokusu ve tadı olmayan, 0 ºC derecede donan, 100 ºC kaynayan sıvı
[2] Akarsu yada durgun su
[3] (içecek) Meyve ve sebzelerden sıkılarak çıkartılan sıvı
[4] Yemeklerin sıvı kısmı
[5] Bitkilerden elde edilen sıvı
[7] Vücutta oluşan sıvı.
[8] (konuşma dili) Gebelikte rahimde biriken sıvı
[9] (örtmece) idrar, sidik

Köken:

[1] (Eski Türkçe) sub, suv

Eş Anlamlılar:

[1] ma, ab
[2] akarsu, iç su
[3] meyve suyu
[6] a) ödem
[6] b) amniyon sıvısı
[6] c) idrar, sidik

Karşıt Anlamlılar:

[1] ekmek
[2] durgun su
[3] posa

Üst Kavramlar:

[1] doğa, tabiat
[2] sular

Yan Kavramlar:

[1] a) sıvı, ıslak, nemli, yaş, kuru, cıvık; ıslanmak, ıslatmak, durulamak, kurulamak, yıkamak, yıkanmak, banyo yapmak, duş almak
[1] b) yüzmek, yıkanmak, çimmek
[2] çağlayan, şelale, göl, deniz, okyanus

Alt Kavramlar:

[1] içme suyu, soğuk su, temiz su, damla

Örnekler:

[1]

Atasözleri:

[1] a) su küçüğün, söz büyüğün; su testisi su yolunda kırılır; acı acıya, su sancıya; akan su yosun tutmaz; suyu getiren de bir, testiyi kıran da
[1] b) su uyur düşman uyumaz (her an dikkatli olmak gerek)
[6] a) ayağıma kara sular indi (çok yoruldum); birinin ağzının suyu akması (çok çekici bir yemek ya da bir çıkar söz konusu olduğunda iştahın kabarması)

Deyimler:

[1] su yüzü görmemiş; su gibi aziz ol su gibi olmak, su gibi akmak, su gibi bilmek, su gibi okumak, su gibi ezberlemek, su gibi gitmek, su gibi terlemek; su götürür yeri olmamak; su içinde, su içinde kalmak, su iktiza etmek, su kaçırmak, su kapmak, su katılmamış, su kesmek, su kesilmek), su koyuvermek (koyvermek), su serpilmek (birine), su yapmak, su yürümek (ağaçlara), su yüzüne çıkmak, sudan çıkmış balığa dönmek, suya sabuna dokunmamak, suyu kesmek (bıçak veya çakı), (bir yerin) suyu çıkmak, sudan sebep, sudan bahane, sudan işler; suyu ısınmak, suyu kaynamak; elini sıcak sudan soğuk suya sokmamak; su vermek
[1] b) su etmek (Denizcilik: geminin su alması); sular kararmak, sular seller gibi, suya düşmek, suya göstermek, suya götürüp susuz getirmek
[2] suya salmak, suyu görmeden paçaları sıvamak (veya çayı), suyu baştan kesmek, suyu görünce teyemmüm bozulur, suyu kesilmiş değirmene dönmek, suyu nereden geliyor? (bir şey), suyu seli kalmamak, suyun akıntısına gitmek, suyun başı, suyuna gitmek, suyunca gitmek
[3] suyu çıkmak
[4] suyuna tirit, suyunu almak, suyunu çekmek, (tavşanın) suyunun suyu
[6] b) su boşalması
[6] c) su dökmek

Sözcük Birliktelikleri:

[1] a)
[1] b)
[2]
[3]
[4]
[5] gül, kekik, karanfil, nane suyu
[6] a) akciğerlerin, bacakların, ellerin su toplaması
b) suyun gelmesi

Türetilmiş Kavramlar:

[1] susamak, sulamak; suluk, susak, su biti, su kabağı, su tatlısı, su damlası, maden suyu
[2] su kayağı, su yosunu

Benzer Sözcükler:

[1-6] şu

Henüz Sınıflandırılmamış Sözcükler

acı su, ağır su, aksu, altın suyu, arpa suyu, atık su, bağlı su, basınçlı su, bel suyu, bengi su, besi suyu, bulaşık suyu, çiçek suyu, deniz suyu, dirim suyu, dümen suyu, er suyu, ham besi suyu, imam suyu, ıslatma suyu, kaba su, kara su, kara suları, karasu, katran suyu, kaya suyu, kenar suyu, kibrit suyu, kireç suyu, küllü su, limon suyu, oksijenli su, öz su, pis su, serbest su, su akrebi, su altı, su askıları, su aygırı, su baldıranı, su bardağı, su basıncı, su baskını, su bidonu, su bilgisi, su bilimi, su biti, su bitkileri, su bombası, su borusu, su boyası, su böceği, su bölümü çizgisi, su böreği, su cenderesi, su çıkrığı, su çulluğu, su damarı, su değirmeni, su deposu, su dolabı, su düzeyi, su hattı, su ısıtıcısı, su kabağı, su kabı, su kamışı, su karanfili, su kayağı, su kaybı, su keleri, su kemeri, su kesesi, su kesimi, su keteni, su kireci, su kızağı, su korkusu, su küre, su mantarları, su mercimeği, su mermeri, su muhallebisi, su nanesi, su örümceği, su piresi, su rezenesi, su saati, su samuru, su sarımsağı, su sarnıcı, su sayacı, su seviyesi, su sığırı, su sineği, su tabakası, su tankeri, su tası, su taşkını, su tavuğu, su tedavisi, su terazisi, su teresi, su topu, su tulumbası, su türbini, su ürünleri, su yatağı, su yelvesi, su yılanı, su yolu, su yoncası, su yosunu, su yuvarı, subasar, suçiçeği, sugötürmez, suibriği, suoku, suölçer, superisi, suşeridi, suyolu, tazyikli su, turşu suyu, yer altı suları, yüzsuyu

Kaynaklar :

  • Vikipedi Maddesi: "su"
  • Türk Dil Kurumu: "su"
  • Sözlerin Soyağacı: su

Türk Dilleri :


Çeviriler :

[değiştir] Ad II

Anlamlar:

[2] Giysilerin kenarlarında kullanılan süsleme, sutaşı, suyolu

[değiştir] Azerice

[değiştir] Ad

Anlamlar:

[1] su

[değiştir] Baskça

[değiştir] Ad

Anlamlar:

[1] ateş