deniz
Vikisözlük sitesinden
| Durum | Tekil | Çoğul |
|---|---|---|
| Yalın | deniz | denizler |
| Belirtme (-i) | denizi | denizleri |
| Yönelme (-e) | denize | denizlere |
| Bulunma (-de) | denizde | denizlerde |
| Çıkma (-den) | denizden | denizlerden |
| Tamlayan | denizin | denizlerin |
Konu başlıkları |
Ad [değiştir]
deniz -zi
- [1] (ekosistem, okyanus bilimi) yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi
- [2] bu su kütlesinin belirli parçası
- [3] aydaki düzlükler
- [4] (mecaz) sınırsız genişlik, çokluk, yoğunluk
- [5] (mecaz) geniş alan
- [1] "Marmara Denizi Asya ve Avrupa kıtaları arasında sıkışmış kalmıştır."
- [1] Bazen daha ilerilere, denize çok yukarıdan bakan kayalıklara kadar gider, orada yosun bakışlı uçurumun kenarında, durulmuş suyun yeşil ve somakî bir ayna gibi akşamın son ganimetlerine açılışını, bir anne rahmi gibi bu ışık parçalarını alışını ve yavaş yavaş onların üstüne kapanışını, örtülüşünü seyrederdi. (Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur:31)
- [1] (Eski Türkçe)
- Deniz bal olmuş, fukara kaşık bulamamış
- Deniz dalgasız olmaz, gönül sevdasız olmaz
- Deniz dalgasız olmaz, kapı halkasız
- Deniz kenarında dalga eksik olmaz
- Devletin malı deniz, yemeyen domuz
- İt değmekle deniz pis olmaz
- Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden
Ad [değiştir]
- [1] (ekosistem, okyanus bilimi) deniz
- [1] (Eski Türkçe) tängiz
Kategoriler:
- Türkçe sözcükler
- Ad (Türkçe)
- Ad
- Anlamı olan maddeler
- Ekosistem
- Ekosistem (Türkçe)
- Okyanus bilimi
- Okyanus bilimi (Türkçe)
- Mecaz
- Mecaz (Türkçe)
- Örneği olan maddeler
- Kökeni olan maddeler
- Eski Türkçe kökenli sözcükler
- Eski Türkçe kökenli sözcükler (Türkçe)
- Atasözüne bağlantısı olan maddeler
- Deyime bağlantısı olan maddeler
- Türk dillerine bağlantısı olan maddeler
- Diğer Dillere Çevrilmiş Maddeler
- Gagavuzca sözcükler
- Ad (Gagavuzca)
- Ekosistem (Gagavuzca)
- Okyanus bilimi (Gagavuzca)
- Eski Türkçe kökenli sözcükler (Gagavuzca)
- Kaynak Verilmiş Maddeler