ağız
Vikisözlük sitesinden
Konu başlıkları |
[değiştir]
[değiştir]
Eylem
- [1] Akıtmak, düşürmek, dökmek
[değiştir]
[değiştir]
Ad
Yazılışlar:
- Eski Yazı: [آغیز]
Tireleme:
- Tekil: a.ğız
- Çoğul: a.ğız.lar
- [1] (organ) Yüzde, avurtlarla iki çene arasında, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye ve besinleri içine almaya yarayan boşluk.
- [2] Bu boşluğun dudakları çevrelediği bölümü.
- [3] Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı.
- [4] Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap.
- [5] Koy, körfez, liman, yol vb. yerlerin açık yanı.
- [6] Kesici aletlerin keskin tarafı.
- [7] (dil bilimi) Bir dilin sınırları içinde, bölgelere ve sınıflara göre değişen söyleyiş özelliği.
- [8] Üslup, ifade özelliği.
- [9] Uç, kenar.
- [10] Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak.
- [11] (mecaz) Birini yanıltmak, kandırmak amacıyla dolambaçlı birtakım sözler söyleme özelliği.
- [12] (müzik) Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü.
- [13] Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü
- [1] (Eski Türkçe) açmak
- ağız açtırmamak
- ağız aramak
- ağız burun birbirine karışmak
- ağız değiştirmek
- ağız gevşekliği
- [1] ağız açmak
- [1] ağız açmamak
- [1] ağız açtırmamak
- [1] ağız aramak (veya yoklamak)
- [1] ağız burun birbirine karışmak
- [1] ağızda dağılmak
- [1] ağızda sakız gibi çiğnemek
- [1] ağız değiştirmek
- [1] ağız dil vermemek
- [1] ağız etmek
- [1] ağız kullanmak
- [1] (biri) ağızlara sakız olmak
- [1] ağız satmak
- [1] ağız tamburası çalmak
- [1] ağız tıkamak
- [1] ağız yapmak
- [1] ağız yaymak
- [1] ağza alınmaz (veya alınmayacak)
- [1] ağza almamak
- [1] ağza düşmek
- [1] ağza koymak
- [1] ağzı çiriş çanağına dönmek
- [1] ağzı dili bağlanmak
- [1] ağzı dili kurumak
- [1] ağzı dili tutulmak
- [1] ağzı dolu dolu konuşmak
- [1] ağzı kulaklarına varmak
- [1] ağzı kurumak
- [1] ağzı laf (veya lakırtı) yapmak
- [1] ağzına almak
- [1] ağzına almamak
- [32] (bir şeyi) ağzına atmak
- [33] (birinin) ağzına bakakalmak
- [34] ağzına baktırmak
- [35] ağzına biber (veya acı biber) sürmek (veya çalmak)
- [36] ağzına bir kemik atmak
- [37] ağzına bir parmak bal çalmak
- [38] ağzına bir şey (veya çöp veya lokma) koymamak
- [39] ağzına burnuna bulaştırmak
- [40] ağzına düşmek
- [41] ağzına etmek
- [42] ağzına geleni söylemek
- [43] ağzına gem vurmak
- [44] ağzına kadar
- [45] ağzına kilit takmak (veya vurmak)
- [46] ağzına kira istemek
- [47] ağzına layık
- [48] ağzına sağlık
- [49] (birinin) ağzına sakız olmak
- [50] (bir şeyi) ağzına sürmemek
- [51] ağzına takılmak
- [52] ağzına tıkmak
- [53] (birinin) ağzına tükürmek
- [54] ağzına verilmesini beklemek (veya istemek)
- [55] ağzına volta almak
- [56] ağzına yakışmamak
- [57] ağzına yüzüne bulaştırmak
- [58] ağzında bakla ıslanmamak
- [59] (bir yiyecek) ağzında büyümek
- [60] (bir söz, birinin) ağzında çalkalanmak
- [61] (bir şeyi) ağzında gevelemek
- [62] (birinin) ağzından ağzından baklayı çıkarmak
- [63] ağzından bal akmak
- [64] ağzından burnundan getirmek
- [65] ağzından çıkanı (veya çıkan sözü) kulağı duymamak (veya işitmemek)
- [66] ağzından çıkmak
- [67] ağzından çıt çıkmamak
- [68] (söz veya lakırtı) ağzından dirhemle çıkmak
- [69] ağzından dökülmek
- [70] ağzından düşmemek (veya düşürmemek)
- [71] ağzından girip burnundan çıkmak
- [72] ağzından kaçırmak
- [73] ağzından kapmak
- [74] ağzından lakırtı (veya laf) almak (veya çekmek)
- [75] (birinin) ağzından lokmasını almak
- [76] ağzında yaş kalmamak
- [77] ağzını açıp gözünü yummak
- [78] ağzını açmak
- [79] ağzını açmamak
- [80] ağzını aramak (veya yoklamak)
- [81] ağzını bıçak açmamak
- [82] ağzını bırakıp kıçıyla (veya bir tarafıyla) gülmek
- [83] ağzını bozmak
- [84] ağzını burnunu çarşamba çanağına (veya pazarına) çevirmek
- [85] ağzını burnunu dağıtmak
- [86] ağzını dilini bağlamak
- [87] ağzını havaya (veya poyraza) açmak
- [88] (başkasının) ağzını kapamak
- [89] (kendi) ağzını kapamak (veya kilitlemek)
- [90] ağzını kiraya vermek
- [91] ağzını koklamak
- [92] (birinin) ağzını kullanmak (veya satmak)
- [93] ağzını mühürlemek
- [94] (birinin) ağzının içine bakmak
- [95] (bir kimse) ağzının içine baktırmak
- [96] (bir kimse) ağzının içine girmek
- [97] ağzının içi yangın yerine dönmek
- [98] (bir şey birinin) ağzının kaşığı (kalıbı veya lokması) olmamak
- [99] (birinin) ağzının kokusunu çekmek
- [100] ağzının mührü ile
- [101] ağzının payını (veya ölçüsünü) almak
- [102] (birine) ağzının payını (veya ölçüsünü) vermek
- [103] ağzının perhizi yok
- [104] ağzının suyu akmak
- [105] ağzını öpeyim (veya seveyim)
- [106] ağzını sıkı (veya pek) tutmak
- [107] (birinin) ağzını tıkamak
- [108] ağzını toplamak
- [109] ağzını (veya çenesini) tutmak
- [110] ağzı olan konuşuyor
- [111] ağzı oynamak
- [112] ağzı sulanmak
- [113] ağzı süt kokmak
- [114] ağzı teneke kaplı
- [115] ağzı var dili yok
- [116] ağzı varmamak
- [117] (bir şeyden, birinden) ağzı yanmak
- [118] ağzıyla içmesini bilmek
- [119] ağzıyla kuş tutsa..
Sözcük Birliktelikleri:
- [1] ağız ağıza
- [2] ağız alışkanlığı
- [3] ağız bağı
- [4] ağız birliği
- [5] ağız dalaşı
- [6] ağız değişikliği
- [7] ağız dolusu
- [8] ağız kâhyası
- [9] ağız kalabalığı
- [10] ağız kavafı
- [11] ağız kavgası
- [12] ağız kokusu
- [13] ağız kuşağı
- [14] ağız nişanı
- [15] ağızotu
- [16] ağız şakası
- [17] ağız tadı
- [18] ağız tatsızlığı
- [19] ağız tüfeği
- [20] ağız tütünü
- [21] ağız ünlüsü
- [22] ağız ünsüzü
- [23] ağızdan ağıza
- [24] ağzı açık
- [25] ağzı bir
- [26] ağzı bozuk
- [27] ağzı büyük
- [28] ağzı gevşek
- [29] ağzı havada
- [30] ağzı kalabalık
- [31] ağzı kara
- [32] ağzı kenetli
- [33] ağzı kilitli
- [34] ağzı kulaklarında
- [35] ağzı pek
- [36] ağzı pis
- [37] ağzı sıkı
- [38] açıkağız
- [39] bayramlık ağız
- [40] çatal ağız
- [41] sarıağız
- [42] yarım ağız
- [43] aslan ağzı
- [44] aslanağzı
- [45] dört yol ağzı
- [46] düşman ağzı
- [47] esnaf ağzı
- [48] halk ağzı
- [49] kapı ağzı
- [50] kaynana ağzı
- [51] kol ağzı
- [52] kurtağzı
- [53] külhanbeyi ağzı
- [54] küllük ağzı
- [55] mide ağzı
- [56] şoför ağzı
- [57] taşra ağzı
- [58] tavşanağzı
- [59] tezgâhtar ağzı
- [60] yanardağ ağzı
- [61] yavruağzı
- [62] yol ağzı
- [63] ilk ağızda
- [64] yüreği ağzında
Çeviriler
Çeviriler
[değiştir]
[değiştir]
Ad
- [1] Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü.
[değiştir]
[değiştir]
Ad
- [1] ağız
- Ağız büzülür, göz süzülür, ille burun, ille burun
- Ağız yer yüz utanır
- Ateş demekle ağız yanmaz
- Bal bal demekle ağız tatlanmaz
- Bal demekle ağız tatlanmaz
- El öpmekle ağız aşınmaz
- Kasavetsiz ağız anahtarsız açılır
- Türk Dil Kurumu: "ağız"
- Sözlerin Soyağacı: ağız
Sayfa kategorileri: Karaçay Balkarca sözcükler | Eylem (Karaçay Balkarca) | Eylem | Anlamı olan Maddeler | Haftanın Sözcüğü | Türkçe sözcükler | Ad (Türkçe) | Ad | Organ | Organ (Türkçe) | Dil bilimi | Dil bilimi (Türkçe) | Mecaz | Mecaz (Türkçe) | Müzik | Müzik (Türkçe) | Kökeni Olan Maddeler | Eski Türkçe kökenli sözcükler | Eski Türkçe kökenli sözcükler (Türkçe) | Eş Anlamı olan Maddeler | Deyime Bağlantısı Olan Maddeler | Diğer Dillere Çevrilmiş Maddeler | Türk Dillerine Bağlantılı Maddeler | Azerice sözcükler | Ad (Azerice) | Atasözüne Bağlantısı Olan Maddeler | Kaynak Verilmiş Maddeler

