|
|
ağız hakkında Vikipedi'de ansiklopedik bilgi bulabilirsiniz. |
 |
Başka anlamlar veya farklı yazılışlar için bakınız: Ağız |
ağız -ğzı
Anlamlar
- [1] (organ) yüzde, avurtlarla iki çene arasında, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye ve besinleri içine almaya yarayan boşluk
- [2] bu boşluğun dudakları çevrelediği bölümü
- [3] kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı
- [4] bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap
- [5] koy, körfez, liman, yol vb. yerlerin açık yanı
- [6] kesici aletlerin keskin tarafı
- [7] (dil bilimi) bir dilin sınırları içinde, bölgelere ve sınıflara göre değişen söyleyiş özelliği
- [8] üslup, ifade özelliği
- [9] uç, kenar
- [10] birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak
- [11] (mecaz) birini yanıltmak, kandırmak amacıyla dolambaçlı birtakım sözler söyleme özelliği
- [12] (müzik) bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü
- [13] yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü
Yazılışlar
- Eski Yazı: آغیز
Heceleme
- Tekil: a.ğız
- Çoğul: a.ğız.lar
Köken
- [1] (Eski Türkçe) açmak
Eş anlamlılar
- [1] (mecaz) çene
- [2] lehçe, dialekt
Atasözleri
- [1] Ağız büzülür, göz süzülür, ille burun, ille burun, Ağız yer yüz utanır, Ateş demekle ağız yanmaz, Bal bal demekle ağız tatlanmaz, Bal demekle ağız tatlanmaz, El öpmekle ağız aşınmaz, Kasavetsiz ağız anahtarsız açılır
Deyimler
{{fullurl:Şablon:{{{3}}}|action=edit}}
| ağız açmak, ağız açmamak, ağız açtırmamak, ağız alışkanlığı, ağız aramak, ağza alınmayacak, ağza alınmaz, ağza almamak, ağza düşmek, ağza koymak, ağız birliği, ağız burun birbirine karışmak, ağızda dağılmak, ağızda sakız gibi çiğnemek, ağız değiştirmek, ağız dil vermemek, ağız etmek, ağız gevşekliği, ağız kalabalığı, ağız kullanmak, ağızlara sakız olmak, ağız satmak, ağız tamburası çalmak, ağız tıkamak, ağız yapmak, ağız yaymak, ağız yoklamak, ağız ünlüsü, ağzı çiriş çanağına dönmek, ağzı dili bağlanmak, ağzı dili kurumak, ağzı dili tutulmak, ağzı dolu dolu konuşmak, ağzı kulaklarına varmak, ağzı kurumak, ağzı laf yapmak, ağzı lakırtı yapmak, ağzı olan konuşuyor, ağzı oynamak, ağzı sulanmak, ağzı süt kokmak, ağzı teneke kaplı, ağzı var dili yok, ağzı varmamak, ağzı yanmak, ağzına acı biber çalmak, ağzına acı biber sürmek, ağzına almak, ağzına almamak, ağzına atmak, ağzına bakakalmak, ağzına baktırmak, ağzına biber çalmak, ağzına biber sürmek, ağzına bir kemik atmak, ağzına bir parmak bal çalmak, ağzına bir şey koymamak, ağzına burnuna bulaştırmak, ağzına çöp koymamak, ağzına düşmek, ağzına etmek, ağzına geleni söylemek, ağzına gem vurmak, ağzına kadar, ağzına kilit takmak, ağzına kilit vurmak, ağzına kira istemek, ağzına layık, ağzına lokma koymamak, ağzına sağlık, ağzına sakız olmak, ağzına sürmemek, ağzına takılmak, ağzına tıkmak, ağzına tükürmek, ağzına verilmesini beklemek, ağzına verilmesini istemek, ağzına volta almak, ağzına yakışmamak, ağzına yüzüne bulaştırmak, ağzında bakla ıslanmamak, ağzında büyümek, ağzında çalkalanmak, ağzında gevelemek, ağzında yaş kalmamak, ağzından baklayı çıkarmak, ağzından bal akmak, ağzından burnundan getirmek, ağzından çıkanı kulağı duymamak, ağzından çıkmak, ağzından çıt çıkmamak, ağzından dirhemle çıkmak, ağzından dökülmek, ağzından düşmemek, ağzından düşürmemek, ağzından girip burnundan çıkmak, ağzından kaçırmak, ağzından kapmak, ağzından laf almak, ağzından lakırtı almak, ağzından lokmasını almak, ağzını açıp gözünü yummak, ağzını açmak, ağzını açmamak, ağzını aramak, ağzını bıçak açmamak, ağzını bırakıp bir tarafıyla gülmek, ağzını bırakıp kıçıyla, ağzını bozmak, ağzını burnunu çarşamba çanağına çevirmek, ağzını burnunu çarşamba pazarına çevirmek, ağzını burnunu dağıtmak, ağzını dilini bağlamak, ağzını havaya açmak, ağzını kapamak, ağzını kilitlemek, ağzını kiraya vermek, ağzını koklamak, ağzını kullanmak, ağzını mühürlemek, ağzının içi yangın yerine dönmek, ağzının içine bakmak, ağzının içine baktırmak, ağzının içine girmek, ağzının kalıbı olmamak, ağzının kaşığı olmamak, ağzının kokusunu çekmek, ağzının lokması olmamak, ağzının mührü ile, ağzının ölçüsünü almak, ağzının ölçüsünü vermek, ağzının payını almak, ağzının payını vermek, ağzının perhizi yok, ağzının suyu akmak, ağzını öpeyim, ağzını pek tutmak, ağzını poyraza açmak, ağzını satmak, ağzını seveyim, ağzını sıkı tutmak, ağzını tıkamak, ağzını toplamak, ağzını tutmak, ağzını yoklamak, ağzıyla içmesini bilmek, ağzıyla kuş tutsa
|
|
Sözcük Birliktelikleri
{{fullurl:Şablon:{{{3}}}|action=edit}}
| açıkağız, ağız ağıza, ağız alışkanlığı, ağız bağı, ağız birliği, ağız dalaşı, ağızdan ağıza, ağız değişikliği, ağız dolusu, ağız kâhyası, ağız kalabalığı, ağız kavafı, ağız kavgası, ağız kokusu, ağız kuşağı, ağız nişanı, ağızotu, ağız şakası, ağız tadı, ağız tatsızlığı, ağız tüfeği, ağız tütünü, ağız ünlüsü, ağız ünsüzü, ağzı açık, ağzı bir, ağzı bozuk, ağzı büyük, ağzı gevşek, ağzı havada, ağzı kalabalık, ağzı kara, ağzı kenetli, ağzı kilitli, ağzı kulaklarında, ağzı pek, ağzı pis, ağzı sıkı, aslan ağzı, aslanağzı, bayramlık ağız, çatal ağız, dört yol ağzı, düşman ağzı, esnaf ağzı, halk ağzı, ilk ağızda, kapı ağzı, kaynana ağzı, kol ağzı, kurtağzı, külhanbeyi ağzı, küllük ağzı, mide ağzı, sarıağız, şoför ağzı, taşra ağzı, tavşanağzı, tezgâhtar ağzı, yanardağ ağzı, yarım ağız, yavruağzı, yol ağzı, yüreği ağzında
|
|
Kaynaklar
Türk Dilleri
{{fullurl:Şablon:{{{3}}}|action=edit}}
Çeviriler
{{fullurl:Şablon:{{{3}}}|action=edit}}
- Afrikanca: [1] mond (af)
- Almanca: [1] Mund (de); [2] Dialekt (de), Mundart (de)
- Arapça: [1] فم (ar); [2] لغة محلية (ar)
- Arnavutça: [1] gojë (sq); [2] dialekt (sq)
- Asturyasça: [1] boca (ast)
- Aymaraca: [1] laka (ay)
- Azerice: [1] ağiz (az); [2] dialekt, şivə (az), ləhcə (az)
- Baskça: [1] aho (eu); [2] dialekto (eu)
- Bretonca: [1] genou (br); [2] rannyezh (br)
- Bulgarca: [1] уста (bg); [2] диалект (bg)
- Calo dili: [1] rotuñí (rmq), retuñí (rmq), muí (rmq)
- Çekçe: [1] pusa (cs), tlama (cs), ústa (cs); [2] nářečí (cs), dialekt (cs)
- Çince: [1] 口 (zh), 嘴巴 (zh)
- Danca: [1] mund (da), munding (da); [2] dialekt (da)
- Endonezce: [1] mulut (id)
- Esperanto: [1] buŝo (eo)
- Estonca: [1] suu (et); [2] dialekt (et), murre (et)
- Evenki dili: [1] амӈа (evn)
- Faroe dili: [1] munnur (fo)
- Farsça: [1] دهان (fa)
- Fince: [1] suu (fi); [2] murre (fi)
- Fransızca: [1] bouche (fr); [2] dialecte (fr)
- Galce: [1] ceg (cy), genau (cy), safn (cy); [2] tafodiaith (cy)
- Galiçyaca: [1] boca (gl); [2] dialecto (gl)
- Gucaratça: [1] મુખ (gu)
- Hausa dili: [1] baki (ha)
- Hollandaca: [1] mond (nl); [2] dialect (nl), tongval (nl)
- Hırvatça: [1] usta (hr)
- Hintçe: [1] मुंह (hi)
- İbranice: [1] פה (he)
- İngilizce: [1] mouth (en); [2] dialect (en), subdialect (en), local dialect (en), local language (en)
- İnguşça: [1] баге (inh)
- İrlandaca: [1] béal (ga); [2] canúint (ga)
- İskoçça: [1] beul (gd)
- İspanyolca: [1] boca (es); [2] dialecto (es)
- İsveççe: [1] mun (sv); [2] dialekt (sv)
- İtalyanca: [1] bocca (it); [2] dialetto (it)
- Japonca: [1] 口 (ja)
- Katalanca: [1] boca (ca); [2] dialecte (ca)
- Keçuva dili: [1] simi (qu)
|
|
|
|
Anlamlar
- [1] (organ) ağız
Anlamlar
- [1] akıtmak, düşürmek, dökmek