İçeriğe atla

yalnız

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: Yalnız, yalnızca

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi يالڭز sözcüğünden

yalnız (belirtme hâli yalnızı, çoğulu yalnızlar)

Vikipedi
Vikipedi
yalnız hakkında Türkçe Vikipedi'de ansiklopedik bilgi bulabilirsiniz.
  1. (ruh bilimi) toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi

Çekimleme

[düzenle]
kişi tekil çoğul
1. tekil (benim)
yalın yalnızım yalnızlarım
belirtme yalnızımı yalnızlarımı
yönelme yalnızıma yalnızlarıma
bulunma yalnızımda yalnızlarımda
ayrılma yalnızımdan yalnızlarımdan
tamlayan yalnızımın yalnızlarımın
2. tekil (senin)
yalın yalnızın yalnızların
belirtme yalnızını yalnızlarını
yönelme yalnızına yalnızlarına
bulunma yalnızında yalnızlarında
ayrılma yalnızından yalnızlarından
tamlayan yalnızının yalnızlarının
3. tekil (onun)
yalın yalnızı yalnızları
belirtme yalnızını yalnızlarını
yönelme yalnızına yalnızlarına
bulunma yalnızında yalnızlarında
ayrılma yalnızından yalnızlarından
tamlayan yalnızının yalnızlarının
1. çoğul (bizim)
yalın yalnızımız yalnızlarımız
belirtme yalnızımızı yalnızlarımızı
yönelme yalnızımıza yalnızlarımıza
bulunma yalnızımızda yalnızlarımızda
ayrılma yalnızımızdan yalnızlarımızdan
tamlayan yalnızımızın yalnızlarımızın
2. çoğul (sizin)
yalın yalnızınız yalnızlarınız
belirtme yalnızınızı yalnızlarınızı
yönelme yalnızınıza yalnızlarınıza
bulunma yalnızınızda yalnızlarınızda
ayrılma yalnızınızdan yalnızlarınızdan
tamlayan yalnızınızın yalnızlarınızın
3. çoğul (onların)
yalın yalnızı yalnızları
belirtme yalnızını yalnızlarını
yönelme yalnızına yalnızlarına
bulunma yalnızında yalnızlarında
ayrılma yalnızından yalnızlarından
tamlayan yalnızının yalnızlarının

Çeviriler

[düzenle]

çeviriler

Bağlaç

[düzenle]

yalnız

  1. ama
    Giderim, yalnız arkadaşlarımı isterim.
    Güzel, yalnız biraz renksiz.

Çeviriler

[düzenle]

çeviriler

Belirteç

[düzenle]

yalnız yalnız

  1. yanında başkaları olmayarak
    İki refik, sevgili arkadaşlarını yalnız bırakmak istemediler. - A. H. Müftüoğlu
  2. yalnızca
    Kendisini yalnız Bombay'a kadar götürecek tren parası vardı. - F. R. Atay

Çeviriler

[düzenle]

çeviriler

Ön ad

[düzenle]

yalnız (karşılaştırma daha yalnız, üstünlük en yalnız)

  1. yanında başkaları bulunmayan
    Sokaktaki yalnız çocuk.

Çeviriler

[düzenle]

çeviriler

Kaynakça

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Azerice

[düzenle]

yalnız

  1. sadece

Gagavuzca

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: yal‧nız

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe jalanguz (jalanguz)

Ön ad

[düzenle]

yalnız

  1. yalnız

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki