İçeriğe atla

sura

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: şura, şûra

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Köken 1

[düzenle]

sura (belirtme hâli surayı, çoğulu suralar)

  1. (kumaş) Yumuşak ince bir tür ipekli kumaş.

Çekimleme

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

sura (karşılaştırma daha sura, üstünlük en sura)

  1. (tekstil) Bu kumaştan yapılan.

Köken 2

[düzenle]

sura (belirtme hâli surayı, çoğulu suralar)

  1. (halk ağzı, yiyecekler) Koyun, kuzu kaburgası içine pirinç doldurularak yapılan yemek, döşdoldurması.
    • Babamı kırk defa yollamış­tır çarşıya. 'Ah, şöyle güzel bir kol al. Tam suralık ol­sun. Güzelce açsın kemikle arasını.'
      — Ahmet BÜKE, 2010, Kumrunun Gördüğü, s. 139, Can Sanat Yayınları
  2. (halk ağzı, denizcilik) Gemilerde başbaşa konmuş tahta.

Köken 3

[düzenle]

sura

  1. sur (ad) sözcüğünün yönelme tekil çekimi

Kaynakça

[düzenle]


Çağatayca

[düzenle]
  1. hediye

Kaynakça

[düzenle]
  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.