keep

Vikisözlük sitesinden
Jump to navigation Jump to search

İngilizce[düzenle]

Eylem[düzenle]

Dinle (ABD aksanı).

keep

[1] muhafaza etmek, saklamak
[2] devam ettirmek, sürdürmek, muhafaza etmek (dengesini, faaliyeti vs.)
[3] (birini) (işinden) alıkoymak, oyalamak
[4] korumak, muhafaza etmek (bir yeri, birini).
[5] (BK) sağlığı (iyi, kötü vs.) olmak
[6] sahip olmak (iş yerine, evcil hayvana vs.)
[7] geçimini sağlamak (ailenin vs.)
[8] (artık kullanılmayan sözcükler) takip etmek (bir yolu, sistemi vs.)

Örnekler[düzenle]

[1] "My father would keep the best for himself."
[2] "She had trouble keeping her balance."
[3] "I won't keep you, I know you've got a busy evening."
[5] "He had not been keeping well."

[düzenle]

keep (çoğulu keeps) keep

[1] yaşamak için gerekli olan yiyecek, içecek, giyecek ve diğer malzemeler, nafaka
[2] yaşamak için gerekli olan para, geçimlik, nafaka.
[3] (artık kullanılmayan sözcükler) sorumluluk, kontrol.