hemen

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Köken[düzenle]

Farsça

Belirteç[düzenle]

hemen

  1. çabucak
    Bugün yarın Kayseri'den haber gelir zaten. Hemen gideriz. -N. Hikmet
  2. aşağı yukarı
    Hayır, yalnız ben değilim onu beğenmeyen, sevmeyen, hemen kimse beğenmiyor o şairi, sevmiyor. -N. Ataç
  3. yalnız, sadece

Çeviriler[düzenle]

Ön ad[düzenle]

hemen (karşılaştırma daha hemen, üstünlük en hemen)

  1. çok
    Onun hemen yanında duran küçük kız başını önüne eğmiş, alt dudağını sarkıtmış, kırmızı ojeli parmaklarını kucağında kavuşturup taş kesilmişti. -E. Şafak

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "hemen"

Gagavuzca[düzenle]

Köken[düzenle]

Farsça همان

Belirteç[düzenle]

hemen

  1. hemen

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki